NOT: 26 Aralık'ta oynanacak olan Premier Lig maçları gelecek haftaki listeye etki edecektir.
15- Olympiakos (Yeni)
Monaco 2-1'lik Valenciennes yenilgisiyle listeden düşüyor, yerine ilk kez üst düzey liglerden olmayan bir takım geliyor. Yunan Ligi'nden bir takımın nasıl olup da buraya girebildiğini sorarsanız cevabı basit. Olympiakos, Şampiyonlar Ligi'ne son 16'ya kaldı, liglerinde 10 puan farkla lider ve yıldız oyuncusu Kostas Mitroglou'nun yokluğunda Smirnis'i 5-0 yenmeyi başardılar.
14- Chelsea (Sabit)
Zorlu bir deplasmana gitti Chelsea, Emirates Stadı'na. Üst sıraları fazlasıyla ilgilendiren bu mücadele beklendiği gibi berabere bitti, golsüz bitmesini kimse beklemiyordu o ayrı. Sonuç olarak Chelsea, Arsenal deplasmanından puan çıkarmayı başardı ve listedeki sırasını korudu.
13- Napoli (-1)
Napoli, puan kayıplarına devam ediyor, bu sırada hem ligde hem de listede rakiplerinden uzaklaşıyor. Cagliari'yle berabere kalan Napoli, diğer iki Serie A takımı ilk 10'dayken 13. sıraya geriliyor.
12- Borussia Dortmund (-2)
Kimsenin Dortmund'u bu sıralarda görmeyi beklediğini sanmıyorum, ama düşmek için ellerinden geleni yaptı. Leverkusen puan kaybederken kendi evinde Hertha Berlin'e yenilen Dortmund, ligde 4.'lüğe gerilerken listede ise iki basamak geriliyor.
11- Bayer Leverkusen (Sabit)
Sabit kaldığına bakmayın, Leverkusen de en az Dortmund kadar düşmeyi hak ediyor. Frankfurt'un ardından Werder Bremen'e de yenilerek Bayern'e çok çok büyük bir iyilik yapıyor.
10- Roma (+3)
Yukarıda gördüğünüz Alman takımlarının berbat sonuçları Roma'ya yarıyor. Yenilgisiz takım, Catania'yı 4-0 yenerek hem unvanını koruyor, hem de taraftarına güven veriyor.
9- Juventus (Sabit)
Atalanta'yı 4-1 yenen Juventus, Roma'yı yanına yaklaştırmamaya kararlı görünüyor. Avrupa Ligi'nde de (maalesef) Trabzonspor'la eşleştiklerini düşünürsek Juve'yi güzel günler bekliyor. Tabi taraftarı Avrupa Ligi'ni ne kadar önemsiyor o bilinmez.
8- Arsenal (-1)
Chelsea'ye karşı 1 puan bile gayet iyi bir sonuç olsa da Liverpool'un averajla Premier Lig liderliğini ele geçirmesine engel olamıyor. Ligde Arsenal'ı bir sıra gerileten Liverpool, listede de aynısını yapıyor.
7- Liverpool (+1)
Arsenal'la Chelsea puan kaybederken Liverpool fırsatı harika değerlendirdi. Henderson'ın desteklediği Suarez'le Cardiff'i 3-1 yendiler. Suarez, 2 gol 1 asistlik harika performansıyla fotoğrafını listeye yine koydurdu.
6- Manchester City (Sabit)
Manchester City, Fulham deplasmanında 4-2 kazanırken bolca gol atma alışkanlığını sürdürdü. Negredo tekrar tekrar izlenecek bir asist yaptı. City sırasını korudu, Liverpool maçını beklemeye başladı.
5- Real Madrid (Sabit)
Real Madrid, Valencia'yı yine zar zor yendi, taraftarı çok korkuttu. Jese'nin son anlardaki golüyle galip gelen Real, sezonun başındaki bu tip maçlarını hatırlatırken iyi bir izlenim bırakmadı ve PSG'nin yaşadığı puan kaybına rağmen yükselmeyi başaramadı.
4- PSG (Sabit)
PSG, puan kaybetti dedim ama Lille gibi şampiyonluğa oynayan bir takımla karşılaştıklarını ve bir puan elde ettiklerini unutmamak lazım. Bu yıl uzun süre gol yemeyen Lille'le listemizin 4.sü arasındaki maçta gol olmaması ise zor görünüyordu. Nitekim öyle de oldu. Maç 2-2 biterken Ibra da frikikten bir gol atmayı başardı.
3- Atletico Madrid (-1)
Yeni yıla averajla lider girmek gibi bir şansları vardı ve kendi evlerinde Levante'yle karşılaştıkları için bol gol atma imkanları da vardı; fakat kullanamadılar. Hatta galibiyeti almakta bile zorlandıkları söylenebilir. Bu durum Atletico'yu düşürürken iki gol atan Diego Costa'yı durduramıyor.
2- Barcelona (+1)
Messi'siz Neymar'sız gidilen Getafe deplasmanında skor tabelasında 2-0 Getafe yazıyorsa endişelenmelisiniz, mi acaba? Cesc Fabregas ve Pedro'ya sahipseniz hayır! Barça, aşırı zor bir şeyi başardı, maçı 5-2 kazanmayı başardı, Fabregas 2 gol 1 asistle, Pedro 3 gol 1 asistle yıldızlaştı.
1- Bayern Münih (Sabit)
Bayern Münih, Dünya Kulüpler Kupası'nı da kazandı. DFB-Pokal, Bundesliga, Şampiyonlar Ligi ve Süper Kupa'nın ardından bir yıl içinde beşinci kupayı kaldırdı. Bayern an itibariyle Avrupa'nın değil, Dünya'nın en iyisi.
26 Aralık 2013 Perşembe
Avrupa Takımları Güç Sıralaması/European Teams Power Rankings (19 Aralık - 26 Aralık)
Etiketler:
avrupa futbolu,
avrupanın en iyi 15 takımı,
avrupanın en iyi takımları,
bayern münih,
european football,
european teams power rankings,
futbol,
ibra,
power rankings
19 Aralık 2013 Perşembe
Avrupa'nın En İyi Takımları/Power Rankings (12 Aralık - 19 Aralık)
15- Monaco (Sabit)
Guingamp deplasmanından 2-0'lık galibiyetle dönen Monaco, hala PSG'nin gerisinde, fakat aradaki fark yalnızca iki puan. Monaco, aldığı galibiyetle listedeki sırasını koruyor.
14- Chelsea (-2)
Crystal Palace'ı konuk eden Chelsea'den 2-1'den daha şaşaalı bir skor beklenirdi. Ama bu galibiyet değil Chelsea'yi iki sıra düşüren. Arsenal'ı elediği lig kupasında Sunderland'e 2-1 yenilip elenmesi Chelsea'yi listenin alt sıralarına getiriyor.
13- Roma (Sabit)
Yenilmez armada zorlu Milan deplasmanında (Milan ligde kötü olabilir ama Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kalmış bir takımdan bahsediyoruz) rakibi zorladı; fakat başaramadı, yine bir beraberlik aldı. Serie A'nın 16. haftasında Roma hala yenilgisiz.
12- Napoli (+2)
Ölüm grubundan çıkışı averajlar nedeniyle kaybeden bir takım Napoli, aslında buradan daha yüksekleri hak ediyor. Bunun için de ligde daha iyi performanslar sergilemesi gerekiyor ve bu hafta sergilediler de. Napoli, Inter'i 4-2 alt ederek iki basamak yükseliyor.
11- Bayer Leverkusen (-2)
Bayer Leverkusen o kadar büyük bir fırsatı kaçırdı ki bu hafta. Dortmund berabere kalmışken Leverkusen'in alacağı bir galibiyet ikinci sıraya rahatça yerleşmelerini sağlayacak, (evet, Bayern şampiyon!) Dortmund'u zirve yarışından düşürecekti. Ama başaramadılar, kendi evlerinde Frankfurt'a 1-0 yenildiler.
10- Borussia Dortmund (-2)
Borussia Dortmund, Şampiyonlar Ligi ölüm grubundan lider çıkmayı başarsa da listedeki düşüşü sürüyor. Dortmund, Hoffenheim'la 2-2 berabere kalarak puan kayıplarına bir yenisini ekliyor.
9- Juventus (+2)
Juve, Galatasaray yenilgisinin acısını Tevez'in hat-trick yaptığı 4-0'lık maçta Sassuolo'dan çıkardı. Avrupa Ligi'ne düşse de Juve, hala Serie A'nın lideri.
8- Liverpool (+2)
Bu adamın fotoğrafı bu listeden gitmeyecek gibi: Luis Suarez. Liverpool deplasmanda Tottenham'ı 5-0'la yenip harika bir galibiyet alırken Spurs farklı yenilgilerine bir yenisini ekledi, Suarez'se 2 gol 2 asistle muhteşem formunu korudu.
7- Arsenal (-1)
Premier Lig'de üst sıraları ilgilendiren bir maç vardı bu hafta, Arsenal'ın listedeki düşüşüne devam etmesine neden olan bir maç. Manchester City, Arsenal'ı 6-3 yendi, Arsenal defansı kötü sinyaller verdi. Arsenal hala lider, ama takipçileri ona çok yakın.
6- Manchester City (+1)
Manchester City, neden birçok kişinin şampiyonluk favorisi olduğunu bu hafta kanıtladı. Lider Arsenal'ı 6-3'lük harika bir skorla devirdi, seyircisi önünde şov yaptı. İki hafta önce listede dokuzuncu olan City, sekizinci haftada altıncılığa kadar yükseldi.
5- Real Madrid (-1)
Real Madrid, Osasuna deplasmanında ligin ilk haftalarındaki performansını hatırlattı, bir puanı zor kopardı. Rakipleri kazanırken Real'in berabere kalması liderle puan farkının beşe çıkmasına neden oldu.
4- PSG (+2)
Listede Real'i takip eden PSG, onun beraberliğine karşı biri kupada biri ligde olmak üzere iki galibiyet aldı, zirveye yaklaştı. PSG, Rennes'i ve Saint-Etienne'yi yenerken bu maçlarda Ibra bir, Cavani üç gol atmayı başardı.
3- Barcelona (Sabit)
Messi'nin yokluğunda iki mağlubiyet alan Barcelona'da bu hafta Neymar ipleri eline aldı. Barça, Neymar'ı attığı gollerle Villareal'i 2-1 yendi.
2- Atletico Madrid (Sabit)
Sekiz haftadır yayınlanan listede Atletico, en kötü üçüncülüğü gördü ve sahada yaptıkları da daha gerilemeye niyetleri olmadığını kanıtlıyor. An itibariyle La Liga'da Ronaldo'yla birlikte gol krallığına ortak olan adam Diego Costa'nın iki gol attığı maçta Atletico, Valencia'yı 3-0 mağlup etti.
1- Bayern Münih (Sabit)
City'ye yenilerek yenilmezlik serisine son vermiş olsa da Bayern Münih'in formunda düşüş yok. Hamburg'u 3-1 mağlup eden Bayern, Dünya Kulüpler Kupası'nda da Guangzhou'yu 3-0 yenmeyi başardı. Bayern, dört haftadır zirvede.
Guingamp deplasmanından 2-0'lık galibiyetle dönen Monaco, hala PSG'nin gerisinde, fakat aradaki fark yalnızca iki puan. Monaco, aldığı galibiyetle listedeki sırasını koruyor.
14- Chelsea (-2)
Crystal Palace'ı konuk eden Chelsea'den 2-1'den daha şaşaalı bir skor beklenirdi. Ama bu galibiyet değil Chelsea'yi iki sıra düşüren. Arsenal'ı elediği lig kupasında Sunderland'e 2-1 yenilip elenmesi Chelsea'yi listenin alt sıralarına getiriyor.
13- Roma (Sabit)
Yenilmez armada zorlu Milan deplasmanında (Milan ligde kötü olabilir ama Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kalmış bir takımdan bahsediyoruz) rakibi zorladı; fakat başaramadı, yine bir beraberlik aldı. Serie A'nın 16. haftasında Roma hala yenilgisiz.
12- Napoli (+2)
Ölüm grubundan çıkışı averajlar nedeniyle kaybeden bir takım Napoli, aslında buradan daha yüksekleri hak ediyor. Bunun için de ligde daha iyi performanslar sergilemesi gerekiyor ve bu hafta sergilediler de. Napoli, Inter'i 4-2 alt ederek iki basamak yükseliyor.
11- Bayer Leverkusen (-2)
Bayer Leverkusen o kadar büyük bir fırsatı kaçırdı ki bu hafta. Dortmund berabere kalmışken Leverkusen'in alacağı bir galibiyet ikinci sıraya rahatça yerleşmelerini sağlayacak, (evet, Bayern şampiyon!) Dortmund'u zirve yarışından düşürecekti. Ama başaramadılar, kendi evlerinde Frankfurt'a 1-0 yenildiler.
10- Borussia Dortmund (-2)
Borussia Dortmund, Şampiyonlar Ligi ölüm grubundan lider çıkmayı başarsa da listedeki düşüşü sürüyor. Dortmund, Hoffenheim'la 2-2 berabere kalarak puan kayıplarına bir yenisini ekliyor.
9- Juventus (+2)
Juve, Galatasaray yenilgisinin acısını Tevez'in hat-trick yaptığı 4-0'lık maçta Sassuolo'dan çıkardı. Avrupa Ligi'ne düşse de Juve, hala Serie A'nın lideri.
Bu adamın fotoğrafı bu listeden gitmeyecek gibi: Luis Suarez. Liverpool deplasmanda Tottenham'ı 5-0'la yenip harika bir galibiyet alırken Spurs farklı yenilgilerine bir yenisini ekledi, Suarez'se 2 gol 2 asistle muhteşem formunu korudu.
7- Arsenal (-1)
Premier Lig'de üst sıraları ilgilendiren bir maç vardı bu hafta, Arsenal'ın listedeki düşüşüne devam etmesine neden olan bir maç. Manchester City, Arsenal'ı 6-3 yendi, Arsenal defansı kötü sinyaller verdi. Arsenal hala lider, ama takipçileri ona çok yakın.
6- Manchester City (+1)
Manchester City, neden birçok kişinin şampiyonluk favorisi olduğunu bu hafta kanıtladı. Lider Arsenal'ı 6-3'lük harika bir skorla devirdi, seyircisi önünde şov yaptı. İki hafta önce listede dokuzuncu olan City, sekizinci haftada altıncılığa kadar yükseldi.
5- Real Madrid (-1)
Real Madrid, Osasuna deplasmanında ligin ilk haftalarındaki performansını hatırlattı, bir puanı zor kopardı. Rakipleri kazanırken Real'in berabere kalması liderle puan farkının beşe çıkmasına neden oldu.
4- PSG (+2)
Listede Real'i takip eden PSG, onun beraberliğine karşı biri kupada biri ligde olmak üzere iki galibiyet aldı, zirveye yaklaştı. PSG, Rennes'i ve Saint-Etienne'yi yenerken bu maçlarda Ibra bir, Cavani üç gol atmayı başardı.
3- Barcelona (Sabit)
Messi'nin yokluğunda iki mağlubiyet alan Barcelona'da bu hafta Neymar ipleri eline aldı. Barça, Neymar'ı attığı gollerle Villareal'i 2-1 yendi.
2- Atletico Madrid (Sabit)
Sekiz haftadır yayınlanan listede Atletico, en kötü üçüncülüğü gördü ve sahada yaptıkları da daha gerilemeye niyetleri olmadığını kanıtlıyor. An itibariyle La Liga'da Ronaldo'yla birlikte gol krallığına ortak olan adam Diego Costa'nın iki gol attığı maçta Atletico, Valencia'yı 3-0 mağlup etti.
1- Bayern Münih (Sabit)
City'ye yenilerek yenilmezlik serisine son vermiş olsa da Bayern Münih'in formunda düşüş yok. Hamburg'u 3-1 mağlup eden Bayern, Dünya Kulüpler Kupası'nda da Guangzhou'yu 3-0 yenmeyi başardı. Bayern, dört haftadır zirvede.
12 Aralık 2013 Perşembe
Avrupa'nın En İyi Takımları (5 Aralık - 12 Aralık)
Şampiyonlar Ligi'nde birbirinden heyecanlı maçların oynandığı bir hafta geride kaldı. Grup aşaması bitti, yoluna devam edecek 16 takım belli oldu. Bu durum yedinci haftasındaki listeyi oldukça etkiledi, hem de listedeki takım sayısını 15'e çıkaracak kadar! İşte karşınızda Avrupa'nın En İyi 15 Takımı:
15- Monaco (Yeni)
Bir zamanlar ilk 10 takım arasında bulunan Monaco, liste dışı kalmıştı; fakat pek de uzaklaşmamış. Avrupa'da mücadele eden takımlarla aynı listede olmak -listenin kapasitesi artmış olsa bile- çok zor, ligde iyi performans göstermek gerekiyor. Monaco da PSG'nin ardında ikinci sırada bulunarak bunu başarıyor.
14- Napoli (Yeni)
Bu hafta Arsenal'i yenerek büyük bir başarı gösterdiler. Ancak Avrupa Ligi'ne düşmekten kurtulamadılar. Ligde Udinese'ye karşı aldığı beraberliği de düşünürsek Napoli, 15 takımlık listeye aşağılardan başlıyor.
13- Roma (Yeni)
Monaco gibi Roma da yalnızca ligde mücadele ediyor ve Monaco gibi Roma da son şampiyonun gerisinde ikinci durumda. Monaco'dan farkı ise Roma hala yenilgisiz. Bu hafta dört maçlık beraberlik serilerine de son noktayı koydular ve taraftara ayakta olduklarının mesajını verdiler.
12- Chelsea (Yeni)
Şampiyonlar Ligi'nde grubunu lider bitiren bütün takımlar ilk 10'da Chelsea niye burda derseniz cevaplaması oldukça kolay. Basel yenilgileri ve ligdeki yenilgi ve beraberlikleri Chelsea'nin ilk 10'a girmesini hep engelledi, bir türlü iki kulvardaki başarısını sürdürmeyi başaramadı Chelsea. Bu hafta da aynı şey oldu, Steaua Bükreş'i yenen Chelsea, ligde Stoke City'e boyun eğdi.
11- Juventus (-3)
Listenin yedinci haftasında işler iyice karıştı. İki kulvarda birden mücadele eden takımlardan bir kulvarda iyi sonuç alırken diğerinde tökezleyenler oldu. Juve de onlardan biri. Bologna deplasmanında aldıkları galibiyetle lig liderliğini korusalar da Galatasaray'a yenilerek Kupa 1'den elenmeleri büyük düşüşe neden oluyor.
10- Liverpool (Sabit)
Yalnızca ligde top koşturan takımların yeri ilk 10'un aşağısı gibi görünse de Liverpool direniyor. Avrupa'nın en formda oyuncularından Luiz Suarez'in iki gol attığı maçta West Ham United'ı 4-1 yenen Liverpool sırasını koruyor.
9- Bayer Leverkusen (Yeni)
Bayer Leverkusen için bu hafta iki zorlu ve önemli deplasman maçı vardı ve ikisinden de başarıyla ayrıldı. Dortmund'u 1-0 yenerek sarı-siyahlıları şampiyonluktan iyice uzaklaştıran Leverkusen, Real Sociedad'ı da 1-0 yenerek gruptan ikinci olarak çıktı.
8- Borussia Dortmund (-1)
Şampiyonlar Ligi ölüm grubunda her an her şey olabilirdi ve oldu da. Grubu birinci tamamlasa şaşırmayacağımız üç takım da bu haftaki kritik maçlar sonunda 12 puanda eşitlendi. Averajla grup birincisi olan takımsa Dortmund oldu. Evet, ölüm grubunda birincilik çok önemli bir sonuç; ama sahanda Leverkusen'e yenilmek affedilemez. Dortmund, düşüşünü sürdürüyor.
7- Manchester City (+2)
City ligde hala deplasman sorununu çözemedi. Southampton'la 1-1 berabere kaldı. Fakat 29 puana kötü denemez. Takımın iki sıralık yükselmesindeki asıl etkense Allianz Arena'daki muhteşem geri dönüşü. Bayern'e karşı 2-0 gerideyken maçı 3-2 kazanmayı başardı City. Hatta Pellegrini öğrenciliğinde matematiğe biraz daha yoğunlaşsa grubu birinci olarak tamamlayabilirlerdi.
6- Arsenal (-2)
Uzun süredir ilk 5'in vazgeçilmezi olan Arsenal oynadığı iki maçta da puan kaybedince iki sıra geriliyor. Everton'la berabere kalıp Napoli'ye yenilen Arsenal, uzun süredir ilk 5'i zorlayan Real'in de zorlamasıyla altıncılığa geriliyor.
5- PSG (Sabit)
Ibra&Cavani AŞ'nin (bu klişeyi kullanmasam ölürdüm) yardımıyla Sochaux'u yenip ligdeki galibiyetlerine yenisini ekleyen PSG, aynı başarıyı Avrupa'da gösteremedi. PSG, Benfica'ya yenilmeseydi bir üstteki yeri garantiydi.
4- Real Madrid (+2)
Yıla kötü başlamışlardı; fakat Şampiyonlar Ligi'nin en iyilerindendiler. Ligde maç yapmadıkları bu haftada Kopenhag'a gittiler ve yine galibiyetle döndüler. Ronaldo grup aşamasındaki başarısını rekorla süslerken Real, iki sıra yükseldi.
3- Barcelona (Sabit)
Barça, üst üste iki yenilginin yaralarını Celtic maçında sardı. Messi'nin yokluğunda Neymar'ın sahne alıp hat-trick yaptığı maç, 6-1'lik skorla tamamlandı; ancak Barça'nın listede yükselmesine yetmedi.
2- Atletico Madrid (Sabit)
Porto karşısında takımı direkler korusa da galibiyet galibiyettir. Atletico Madrid, 2-0'lık Porto galibiyetinin ardından Şampiyonlar Ligi'nde yoluna namağlup devam ediyor. Atletico böyle devam ederse Barça kaç gol atarsa atsın yükselemez.
1- Bayern Münih (Sabit)
Werder Bremen deplasmanındaki 7-0'lık harika galibiyetlerinin ardından kendi evlerinde Manchester City'yi yeneceklerine kesin gözüyle bakılıyordu; ama olmadı, hatta grup birinciliği bile elden gidebilirdi. Bayern, Avrupa'daki yenilmezlik serisine nokta koysa da birinciliği kimseye bırakmıyor.
0- Galatasaray
Bu listenin değil ama gönüllerin birincisi oldu Galatasaray. Bir Avrupa devine karşı sadece 11 kişi olarak değil, bütün taraftarıyla oynadı, aslanlar gibi kazandı. Teşekkürler Drogba, teşekkürler Sneijder, teşekkürler Aslan. Nice zaferlere.
15- Monaco (Yeni)
Bir zamanlar ilk 10 takım arasında bulunan Monaco, liste dışı kalmıştı; fakat pek de uzaklaşmamış. Avrupa'da mücadele eden takımlarla aynı listede olmak -listenin kapasitesi artmış olsa bile- çok zor, ligde iyi performans göstermek gerekiyor. Monaco da PSG'nin ardında ikinci sırada bulunarak bunu başarıyor.
14- Napoli (Yeni)
Bu hafta Arsenal'i yenerek büyük bir başarı gösterdiler. Ancak Avrupa Ligi'ne düşmekten kurtulamadılar. Ligde Udinese'ye karşı aldığı beraberliği de düşünürsek Napoli, 15 takımlık listeye aşağılardan başlıyor.
13- Roma (Yeni)
Monaco gibi Roma da yalnızca ligde mücadele ediyor ve Monaco gibi Roma da son şampiyonun gerisinde ikinci durumda. Monaco'dan farkı ise Roma hala yenilgisiz. Bu hafta dört maçlık beraberlik serilerine de son noktayı koydular ve taraftara ayakta olduklarının mesajını verdiler.
12- Chelsea (Yeni)
Şampiyonlar Ligi'nde grubunu lider bitiren bütün takımlar ilk 10'da Chelsea niye burda derseniz cevaplaması oldukça kolay. Basel yenilgileri ve ligdeki yenilgi ve beraberlikleri Chelsea'nin ilk 10'a girmesini hep engelledi, bir türlü iki kulvardaki başarısını sürdürmeyi başaramadı Chelsea. Bu hafta da aynı şey oldu, Steaua Bükreş'i yenen Chelsea, ligde Stoke City'e boyun eğdi.
11- Juventus (-3)
Listenin yedinci haftasında işler iyice karıştı. İki kulvarda birden mücadele eden takımlardan bir kulvarda iyi sonuç alırken diğerinde tökezleyenler oldu. Juve de onlardan biri. Bologna deplasmanında aldıkları galibiyetle lig liderliğini korusalar da Galatasaray'a yenilerek Kupa 1'den elenmeleri büyük düşüşe neden oluyor.
10- Liverpool (Sabit)
Yalnızca ligde top koşturan takımların yeri ilk 10'un aşağısı gibi görünse de Liverpool direniyor. Avrupa'nın en formda oyuncularından Luiz Suarez'in iki gol attığı maçta West Ham United'ı 4-1 yenen Liverpool sırasını koruyor.

9- Bayer Leverkusen (Yeni)
Bayer Leverkusen için bu hafta iki zorlu ve önemli deplasman maçı vardı ve ikisinden de başarıyla ayrıldı. Dortmund'u 1-0 yenerek sarı-siyahlıları şampiyonluktan iyice uzaklaştıran Leverkusen, Real Sociedad'ı da 1-0 yenerek gruptan ikinci olarak çıktı.
8- Borussia Dortmund (-1)
Şampiyonlar Ligi ölüm grubunda her an her şey olabilirdi ve oldu da. Grubu birinci tamamlasa şaşırmayacağımız üç takım da bu haftaki kritik maçlar sonunda 12 puanda eşitlendi. Averajla grup birincisi olan takımsa Dortmund oldu. Evet, ölüm grubunda birincilik çok önemli bir sonuç; ama sahanda Leverkusen'e yenilmek affedilemez. Dortmund, düşüşünü sürdürüyor.
7- Manchester City (+2)
City ligde hala deplasman sorununu çözemedi. Southampton'la 1-1 berabere kaldı. Fakat 29 puana kötü denemez. Takımın iki sıralık yükselmesindeki asıl etkense Allianz Arena'daki muhteşem geri dönüşü. Bayern'e karşı 2-0 gerideyken maçı 3-2 kazanmayı başardı City. Hatta Pellegrini öğrenciliğinde matematiğe biraz daha yoğunlaşsa grubu birinci olarak tamamlayabilirlerdi.
6- Arsenal (-2)
Uzun süredir ilk 5'in vazgeçilmezi olan Arsenal oynadığı iki maçta da puan kaybedince iki sıra geriliyor. Everton'la berabere kalıp Napoli'ye yenilen Arsenal, uzun süredir ilk 5'i zorlayan Real'in de zorlamasıyla altıncılığa geriliyor.
5- PSG (Sabit)
Ibra&Cavani AŞ'nin (bu klişeyi kullanmasam ölürdüm) yardımıyla Sochaux'u yenip ligdeki galibiyetlerine yenisini ekleyen PSG, aynı başarıyı Avrupa'da gösteremedi. PSG, Benfica'ya yenilmeseydi bir üstteki yeri garantiydi.

4- Real Madrid (+2)
Yıla kötü başlamışlardı; fakat Şampiyonlar Ligi'nin en iyilerindendiler. Ligde maç yapmadıkları bu haftada Kopenhag'a gittiler ve yine galibiyetle döndüler. Ronaldo grup aşamasındaki başarısını rekorla süslerken Real, iki sıra yükseldi.
3- Barcelona (Sabit)
Barça, üst üste iki yenilginin yaralarını Celtic maçında sardı. Messi'nin yokluğunda Neymar'ın sahne alıp hat-trick yaptığı maç, 6-1'lik skorla tamamlandı; ancak Barça'nın listede yükselmesine yetmedi.
2- Atletico Madrid (Sabit)
Porto karşısında takımı direkler korusa da galibiyet galibiyettir. Atletico Madrid, 2-0'lık Porto galibiyetinin ardından Şampiyonlar Ligi'nde yoluna namağlup devam ediyor. Atletico böyle devam ederse Barça kaç gol atarsa atsın yükselemez.
1- Bayern Münih (Sabit)
Werder Bremen deplasmanındaki 7-0'lık harika galibiyetlerinin ardından kendi evlerinde Manchester City'yi yeneceklerine kesin gözüyle bakılıyordu; ama olmadı, hatta grup birinciliği bile elden gidebilirdi. Bayern, Avrupa'daki yenilmezlik serisine nokta koysa da birinciliği kimseye bırakmıyor.
0- Galatasaray
Bu listenin değil ama gönüllerin birincisi oldu Galatasaray. Bir Avrupa devine karşı sadece 11 kişi olarak değil, bütün taraftarıyla oynadı, aslanlar gibi kazandı. Teşekkürler Drogba, teşekkürler Sneijder, teşekkürler Aslan. Nice zaferlere.

7 Aralık 2013 Cumartesi
Avrupa'nın En İyi 10 Takımı (28 Kasım - 5 Aralık)
İki günlük gecikmenin ardından işte en iyi Avrupa takımlarının son durumları:
10- Liverpool
Hull City'ye 3-1 yenilmesi Liverpool'u liste dışı bile bırakabilirdi, ama neyse ki Premier Lig'in hafta içi mesaisini iyi değerlendirdiler ve Norwich'i 5-1 yenmeyi başardılar, hem de muhteşem adam Luiz Suarez'in dört golüyle. Fakat Liverpool'un listede kalmak için Suarez'in takımı olmaktan çıkması ve ligindeki şampiyon adaylarıyla mücadele etmesi lazım. O şampiyonluk adaylarından biri daha listeye girdi bile.
9- Manchester City
Liglerinde üçüncülüğe gerileyen Napoli ve Monaco ile harika başlangıcından sonra duraklama evresine giren Roma listeden düşünce İngiliz takımlarına yer açıldı. Chelsea'yle Manchester City arasındaki listeye girme mücadelesini ise Şampiyonlar Ligi'nde yalnızca bir yenilgisi olan (o da Bayern Münih'e) ve ligdeki deplasmandan üç puan alamama sıkıntısını bu hafta iki gol yese de ortadan kaldıran Manchester City kazanıyor. Premier Lig'de mücadele iyice kızışıyor.
8- Juventus
Udinese'yi Llorente'nin son dakika golüyle yenen Juve, liderliğini sürdürüyor. Şimdi ise önlerinde zorlu Galatasaray deplasmanı var, Şampiyonlar Ligi'ndeki ve listedeki geleceklerinin belli olacağı deplasman.
7- Borussia Dortmund
Dortmund'un işi çok zor. Bu hafta kazanmış olabilirler, ama ligde üçüncüler, hatta bence şampiyon olma şansları yok. Şampiyonlar Ligi'nde ise ölüm grubundalar ve işler karışık, gelecek haftaki maçlar Napoli ya da Dortmund'u Avrupa Ligi'ne yollayabilir. Geçen sezonun Şampiyonlar Ligi finalistine kolay gelsin diyorum.
6- Real Madrid
Real'in Ronaldo'suz üst üste ikinci maçında takımı sırtlayan isim rekor transfer Gareth Bale oldu. 4-0'lık galibiyete üç gol bir asistle katkıda bulunarak takıma uyum sağladığını kanıtladı Bale. En iyi sezonlarından birini geçiren Ronaldo döndüğünde fantastik ikilinin neler yapacağını çok merak ediyoruz.
5- PSG
Evian deplasmanında yenilseler de öncesindeki 4-0'lık Lyon galibiyetleri listedeki sırasını korumasını sağlıyor diyor, Ibra'yla Cavani'ye selam yolluyorum.
4- Arsenal
Kimse Arsenal'den böyle bir performans beklemiyordu, kimse bu takımın şampiyonluğa oynayacağını düşünmüyordu; ama oynuyor. Bu haftaki maçta gol atan Mesut'un da büyük katkısıyla Arsenal, sırasını koruyor.
3- Barcelona
Üst üste iki yenilgi, üst sıralar için çok fazla şeye mal olabilir. Geçen hafta ligde üç puanı aldıkları için sırasını korumuştu Barça; ancak bu hafta Bilbao'ya yenilmesi bir sıra gerilemesine neden oluyor.
2- Atletico Madrid
Barcelona'nın yenilgisi listede de ligde de çok işine yaradı Atletico'nun. Elche'yi deplasmanda 2-0 yenen Atletico Madrid, Barça'yla puanları eşitledi, listede de bir sıra yükseldi.
1- Bayern Münih
Gerilerden gelip birinciliğe oturan Bayern, koltuğu kimseye bırakacak gibi görünmüyor. Geçen sezon katıldığı organizasyonların tümünde kupayı kaldırmayı başaran Bayern, Braunschweig'i 2-0 yenerek liderliğini sürdürüyor.
10- Liverpool
Hull City'ye 3-1 yenilmesi Liverpool'u liste dışı bile bırakabilirdi, ama neyse ki Premier Lig'in hafta içi mesaisini iyi değerlendirdiler ve Norwich'i 5-1 yenmeyi başardılar, hem de muhteşem adam Luiz Suarez'in dört golüyle. Fakat Liverpool'un listede kalmak için Suarez'in takımı olmaktan çıkması ve ligindeki şampiyon adaylarıyla mücadele etmesi lazım. O şampiyonluk adaylarından biri daha listeye girdi bile.

9- Manchester City
Liglerinde üçüncülüğe gerileyen Napoli ve Monaco ile harika başlangıcından sonra duraklama evresine giren Roma listeden düşünce İngiliz takımlarına yer açıldı. Chelsea'yle Manchester City arasındaki listeye girme mücadelesini ise Şampiyonlar Ligi'nde yalnızca bir yenilgisi olan (o da Bayern Münih'e) ve ligdeki deplasmandan üç puan alamama sıkıntısını bu hafta iki gol yese de ortadan kaldıran Manchester City kazanıyor. Premier Lig'de mücadele iyice kızışıyor.
8- Juventus
Udinese'yi Llorente'nin son dakika golüyle yenen Juve, liderliğini sürdürüyor. Şimdi ise önlerinde zorlu Galatasaray deplasmanı var, Şampiyonlar Ligi'ndeki ve listedeki geleceklerinin belli olacağı deplasman.
7- Borussia Dortmund
Dortmund'un işi çok zor. Bu hafta kazanmış olabilirler, ama ligde üçüncüler, hatta bence şampiyon olma şansları yok. Şampiyonlar Ligi'nde ise ölüm grubundalar ve işler karışık, gelecek haftaki maçlar Napoli ya da Dortmund'u Avrupa Ligi'ne yollayabilir. Geçen sezonun Şampiyonlar Ligi finalistine kolay gelsin diyorum.
6- Real Madrid
Real'in Ronaldo'suz üst üste ikinci maçında takımı sırtlayan isim rekor transfer Gareth Bale oldu. 4-0'lık galibiyete üç gol bir asistle katkıda bulunarak takıma uyum sağladığını kanıtladı Bale. En iyi sezonlarından birini geçiren Ronaldo döndüğünde fantastik ikilinin neler yapacağını çok merak ediyoruz.

5- PSG
Evian deplasmanında yenilseler de öncesindeki 4-0'lık Lyon galibiyetleri listedeki sırasını korumasını sağlıyor diyor, Ibra'yla Cavani'ye selam yolluyorum.
4- Arsenal
Kimse Arsenal'den böyle bir performans beklemiyordu, kimse bu takımın şampiyonluğa oynayacağını düşünmüyordu; ama oynuyor. Bu haftaki maçta gol atan Mesut'un da büyük katkısıyla Arsenal, sırasını koruyor.
3- Barcelona
Üst üste iki yenilgi, üst sıralar için çok fazla şeye mal olabilir. Geçen hafta ligde üç puanı aldıkları için sırasını korumuştu Barça; ancak bu hafta Bilbao'ya yenilmesi bir sıra gerilemesine neden oluyor.
2- Atletico Madrid
Barcelona'nın yenilgisi listede de ligde de çok işine yaradı Atletico'nun. Elche'yi deplasmanda 2-0 yenen Atletico Madrid, Barça'yla puanları eşitledi, listede de bir sıra yükseldi.
1- Bayern Münih
Gerilerden gelip birinciliğe oturan Bayern, koltuğu kimseye bırakacak gibi görünmüyor. Geçen sezon katıldığı organizasyonların tümünde kupayı kaldırmayı başaran Bayern, Braunschweig'i 2-0 yenerek liderliğini sürdürüyor.
28 Kasım 2013 Perşembe
Avrupa'nın En İyi 10 Takımı (21 Kasım - 28 Kasım)
10- Roma
Roma'nın lige yaptığı tarihi başlangıç harikaydı; fakat üç maçlık beraberlik serisi Roma'yı son sıraya düşürüyor. Sadece ligde mücadele eden Roma, bu sonuçlarla devam ederse Manchester City gibi pusuda bekleyen takımların onu listeden düşüreceğine şüphe yok.
9- Liverpool
Bu haftaki iki derbiden birisi de Merseyside derbisiydi. Everton deplasmanına çıkan Liverpool, 3 atarken 3 de yedi ve Goodison Park'tan kazanan çıkmadı. Zorlu mücadeleden bir puan koparan Liverpool, sırasını koruyor.

(Sonuç: Lukaku 2, Suarez 1 gol)
8- Juventus
İki kulvarda da rakiplerinin arkasındaydı Juve. Bu nedenle listeye girmeyi başaramamıştı. Fakat Şampiyonlar Ligi B grubunda ikinciliğe yükselmesi ve Napoli'yle Roma gibi güçlü takımları arkasında bırakıp ligde ilk sıraya yerleşmesi Juventus'a listeye sekizinci sıradan girmek gibi şahane bir başarı sağlıyor.
7- Borussia Dortmund
Dortmund, iki sıra birden düşmeyi hak etmiyordu; fakat yükselmeyi hakedenler varken, Bayern Münih'e kendi evinde 3-0 yenilip liderle aradaki puan farkının açılmasını engelleyemeyen Dortmund düşmek için en uygun takımdı.
6- Real Madrid
Ligdeki başlangıçları beklenenin altındaydı, El Clasico'da da yenildiler. Ancak büyük takımlar, böyle durumları atlatıp sahaya daha güçlü dönerek büyük oluyorlar. Real de bunu başardı. Almeria deplasmanındaki 5-0'lık galibiyetin üzerine Ramos'un kırmızı kart görmesine rağmen Galatasaray'ı da 4-1 yenen eflatun-beyazlılar bir sıra yükseldi.
5- PSG
Ibra'nın müthiş formuyla PSG, Avrupa'da da ligde de yoluna tam gaz devam ediyor. PSG, Reims'ı 3-0'la, Olympiakos'u 2-1'le yenerken Zlatan her iki maçta da gol atmayı başardı.
4- Arsenal
Giroud'nun iki golüyle Southampton'ı, Wilshere'in iki golüyle de Marsilya'yı yendi Arsenal, Mesut da asistlerine devam etti. Arsenal, Premier Lig'de de Şampiyonlar Ligi ölüm grubunda da lider.
3- Atletico Madrid
Atletico Madrid, Vicente Calderon'da Getafe'ye yedi gol atıp hiç yemeyerek bizleri şaşırttı. Bazı önemli oyuncuların oynamadığı Zenit deplasmanında yenilmeyerek şaşkınlığımızı daha da artırdılar. Diego Simeone ve öğrencileri iki kulvarda da çok başarılı.
2- Barcelona
Messi'siz lig sınavından başarıyla geçmeyi başardılar; ama Ajax deplasmanında sınıfta kaldılar. Kötü oynadıkları Ajax maçında 2-1 yenilen Barcelona, ikinci hafta yükseldiği birinciliği bu hafta Bayern'e bırakıyor.
1- Bayern Münih
Sezona çarpıcı bir başlangıç yaptıklarını söyleyemem, hatta teknik direktör değişikliğinin takımı etkileyeceğini düşünmüştüm. Etkiledi de(!) Alman Süper Kupası'nı kaybettiler. Peki ya sonrası? Bir yenilgi bile almadılar. Bu yenilmezlik serisini CSKA ve Dortmund bile durduramadı. Bayern, bu hafta Avrupa'nın en zorlu deplasmanlarından başarıyla döndü Münih'e, ligdeki en büyük rakibiyle puan farkını yediye çıkarmanın da keyfini yaşayarak.
Roma'nın lige yaptığı tarihi başlangıç harikaydı; fakat üç maçlık beraberlik serisi Roma'yı son sıraya düşürüyor. Sadece ligde mücadele eden Roma, bu sonuçlarla devam ederse Manchester City gibi pusuda bekleyen takımların onu listeden düşüreceğine şüphe yok.
9- Liverpool
Bu haftaki iki derbiden birisi de Merseyside derbisiydi. Everton deplasmanına çıkan Liverpool, 3 atarken 3 de yedi ve Goodison Park'tan kazanan çıkmadı. Zorlu mücadeleden bir puan koparan Liverpool, sırasını koruyor.

(Sonuç: Lukaku 2, Suarez 1 gol)
8- Juventus
İki kulvarda da rakiplerinin arkasındaydı Juve. Bu nedenle listeye girmeyi başaramamıştı. Fakat Şampiyonlar Ligi B grubunda ikinciliğe yükselmesi ve Napoli'yle Roma gibi güçlü takımları arkasında bırakıp ligde ilk sıraya yerleşmesi Juventus'a listeye sekizinci sıradan girmek gibi şahane bir başarı sağlıyor.
7- Borussia Dortmund
Dortmund, iki sıra birden düşmeyi hak etmiyordu; fakat yükselmeyi hakedenler varken, Bayern Münih'e kendi evinde 3-0 yenilip liderle aradaki puan farkının açılmasını engelleyemeyen Dortmund düşmek için en uygun takımdı.
6- Real Madrid
Ligdeki başlangıçları beklenenin altındaydı, El Clasico'da da yenildiler. Ancak büyük takımlar, böyle durumları atlatıp sahaya daha güçlü dönerek büyük oluyorlar. Real de bunu başardı. Almeria deplasmanındaki 5-0'lık galibiyetin üzerine Ramos'un kırmızı kart görmesine rağmen Galatasaray'ı da 4-1 yenen eflatun-beyazlılar bir sıra yükseldi.
5- PSG
Ibra'nın müthiş formuyla PSG, Avrupa'da da ligde de yoluna tam gaz devam ediyor. PSG, Reims'ı 3-0'la, Olympiakos'u 2-1'le yenerken Zlatan her iki maçta da gol atmayı başardı.

4- Arsenal
Giroud'nun iki golüyle Southampton'ı, Wilshere'in iki golüyle de Marsilya'yı yendi Arsenal, Mesut da asistlerine devam etti. Arsenal, Premier Lig'de de Şampiyonlar Ligi ölüm grubunda da lider.
3- Atletico Madrid
Atletico Madrid, Vicente Calderon'da Getafe'ye yedi gol atıp hiç yemeyerek bizleri şaşırttı. Bazı önemli oyuncuların oynamadığı Zenit deplasmanında yenilmeyerek şaşkınlığımızı daha da artırdılar. Diego Simeone ve öğrencileri iki kulvarda da çok başarılı.
2- Barcelona
Messi'siz lig sınavından başarıyla geçmeyi başardılar; ama Ajax deplasmanında sınıfta kaldılar. Kötü oynadıkları Ajax maçında 2-1 yenilen Barcelona, ikinci hafta yükseldiği birinciliği bu hafta Bayern'e bırakıyor.
1- Bayern Münih
Sezona çarpıcı bir başlangıç yaptıklarını söyleyemem, hatta teknik direktör değişikliğinin takımı etkileyeceğini düşünmüştüm. Etkiledi de(!) Alman Süper Kupası'nı kaybettiler. Peki ya sonrası? Bir yenilgi bile almadılar. Bu yenilmezlik serisini CSKA ve Dortmund bile durduramadı. Bayern, bu hafta Avrupa'nın en zorlu deplasmanlarından başarıyla döndü Münih'e, ligdeki en büyük rakibiyle puan farkını yediye çıkarmanın da keyfini yaşayarak.
20 Kasım 2013 Çarşamba
CR7 ve Ibra: Messi sakatken, dünyanın en iyileri
Dünyanın en iyi üçüncü oyuncusu kimdir? İlk iki sıra hep Ronaldo ve Messi'ye ayrılmışken üçüncüsü bir tartışma konusuydu. Iniesta mı, Falcao mu, Ribery mi? Bütün bu tartışmalara rağmen benim favorim tartışmasız Zlatan Ibrahimovic'ti. Özellikle geçen yıl "dünyanın en iyi üçüncü futbolcusu Ribery'dir" düşüncesi yaygınlaşsa da ben Zlatan'a hep inandım. Avrupa'nın neredeyse bütün büyük lig ve kulüplerinde oynamış, attığı akıl almaz gollere beğenimi kazanan bu adam, 30 küsür yaşındaydı ve Ligue 1'de 30 golle gol kralı olmuştu, inancımı azaltacak hiçbir şey yoktu. Fransa Ligi'nde 30 golle gol krallığına en son 20 yıl önce ulaşılmıştı!
Ibra'ya olan inancımı bu sezon başında da kaybetmemiştim ve haklı olduğumu gördüm. Şu an ligde 12 maçta 8 golü var, Şampiyonlar Ligi'ndeyse 4 maçta 7. Ve bu gollerin bazıları Ibra stilinde harika goller.
Sezona harika bir başlangıç yapan diğer bir isimse benim için dünyanın en iyisi olan Cristiano Ronaldo. Ligde 13 maçta 16 golü, Şampiyonlar Ligi'nde 4 maçta 8 golü var.
Şu an hayranı olduğum bu iki oyuncunun önünde büyük bir fırsat var. Messi'nin sakatlığında gelecek yılki ödülleri toplamak için çalışmalılar. İkisi de sezona çok iyi başlangıçlar yaptılar, gösterdikleri performans inanılmaz. Ronaldo tekrar dünyanın en iyisi ödüllerini toplamak için bu fırsatı iyi değerlendirmeli, Zlatan da dünyanın en iyi üçüncüsü tartışmalarına son vermek için.
Ve evet, bu yazıyı bana yazdıran İsveç-Portekiz play-off'u oldu. Zlatan'sız bir Dünya Kupası izlemek kötü olacak; daha da kötü olansa sıradaki Avrupa Kupası'nda Ibra 34 olacak, Dünya Kupası'ndaysa 36. Şu anki performansı 32'sindeymiş gibi görünmüyor olabilir; ama ilerde neler olacağı bilinmez. Ibra, özellikle bir forvet için oldukça tehlikeli olan yaşlara doğru ilerliyor.
Dünya Kupası elemelerinde karşılaşan Ibra'yla CR7, umarım Şampiyonlar Ligi'nde de karşılaşırlar. İsveç-Portekiz mücadelesini devlerin savaşına çeviren bu iki adam, sezona yaptıkları başlangıçlarla istatistik olarak birbirlerinin rakibi olacağının mesajını verdiler. Eğer istediğim Real Madrid-PSG eşleşmesi de olsa, Messi de biraz aradan çekilse 2013-14 sezonunun bir Ibra vs. CR7 yılı olarak tarihe geçmesi bence harika olur.
Ibra'ya olan inancımı bu sezon başında da kaybetmemiştim ve haklı olduğumu gördüm. Şu an ligde 12 maçta 8 golü var, Şampiyonlar Ligi'ndeyse 4 maçta 7. Ve bu gollerin bazıları Ibra stilinde harika goller.
Sezona harika bir başlangıç yapan diğer bir isimse benim için dünyanın en iyisi olan Cristiano Ronaldo. Ligde 13 maçta 16 golü, Şampiyonlar Ligi'nde 4 maçta 8 golü var.
Şu an hayranı olduğum bu iki oyuncunun önünde büyük bir fırsat var. Messi'nin sakatlığında gelecek yılki ödülleri toplamak için çalışmalılar. İkisi de sezona çok iyi başlangıçlar yaptılar, gösterdikleri performans inanılmaz. Ronaldo tekrar dünyanın en iyisi ödüllerini toplamak için bu fırsatı iyi değerlendirmeli, Zlatan da dünyanın en iyi üçüncüsü tartışmalarına son vermek için.
Ve evet, bu yazıyı bana yazdıran İsveç-Portekiz play-off'u oldu. Zlatan'sız bir Dünya Kupası izlemek kötü olacak; daha da kötü olansa sıradaki Avrupa Kupası'nda Ibra 34 olacak, Dünya Kupası'ndaysa 36. Şu anki performansı 32'sindeymiş gibi görünmüyor olabilir; ama ilerde neler olacağı bilinmez. Ibra, özellikle bir forvet için oldukça tehlikeli olan yaşlara doğru ilerliyor.
Dünya Kupası elemelerinde karşılaşan Ibra'yla CR7, umarım Şampiyonlar Ligi'nde de karşılaşırlar. İsveç-Portekiz mücadelesini devlerin savaşına çeviren bu iki adam, sezona yaptıkları başlangıçlarla istatistik olarak birbirlerinin rakibi olacağının mesajını verdiler. Eğer istediğim Real Madrid-PSG eşleşmesi de olsa, Messi de biraz aradan çekilse 2013-14 sezonunun bir Ibra vs. CR7 yılı olarak tarihe geçmesi bence harika olur.

Avrupa'nın En İyi Takımları: Milli Takımlar Özel
Bütün ligler milli araya girdi, fakat bu hafta listesiz geçsin istemedim. Hazır play-off maçları da oynanıp Dünya Kupası'na katılacak takımlar belli olmuşken, kıtayı Brezilya'da temsil edecek 13 takımı sıralayayım dedim.
13- Bosna Hersek
Ülke Dünya Kupası'na katılma şerefini ona tarihinde ilk kez yaşatan oyunculara sahip ve bu büyük başarı Bosna'yı daha yukarılara taşıtabilirdi, ama maalesef tecrübesizlik negatif bir etken.
12- Hırvatistan
Mandzukic'li Modric'li Hırvatlar, play-off'ta İzlanda engelini aşarak Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanıyor. Özellikle orta sahasıyla dikkat çeken Hırvatistan listede 12. sırada.
11- Yunanistan
Son yıllarda büyük turnuvalara katılma başarısı gösteren Yunanistan, yıldızı bu yıl parlayan forvetleri Konstantinos Mitroglou'yla daha da iyi bir konumda. Bitiriciliğinin yanında uzaktan şutlarıyla da dikkat çeken Mitroglu'nun adı Liverpool ve Dortmund'la anılmaya başladı bile.
10- Fransa
Play-off'lara kalmasının nedeni İspanya'nın olduğu gruba düşmesiydi. Play-off ilk maçında Ukrayna'ya yenilince çok fazla eleştirildi; fakat ikinci maçta Brezilya biletini kapmayı başardı. Oyuncuları ayrı ayrı bakıldığında çok kaliteli olan Fransa'nın yapması gereken takım olmayı başarmak.
9- İsviçre
2004'ten beri bütün büyük turnuvalara katılmayı başaran İsviçre, 2012'de teklese de istikrarını sürdürmeye devam ediyor. Grubunu sadece üç beraberlikte puan kaybederek tamamlayan İsviçre, kupaya doğrudan katılmayı başaran takımlardan.
8- Portekiz
Rusya'nın bir puan altında kalmaları nedeniyle play-off'a kaldılar ve çok zorlu bir rakiple karşılaştılar: Ibrahimovic'li İsveç. Ibra'yla CR7'nin mücadelesinde kazanan tarafsa CR7 oldu. Portekiz Ronaldo sayesinde, kötü oynadığı günlerde bile güvenebileceği bir adama sahip.
7- Rusya
Eleme gruplarında Portekiz'in üstünde bulunan Rusya, Avrupa'nın devleri kadar olmasa da kaliteli bir lige sahip ve kendi liginden seçtiği oyuncularla kurduğu milli takım listede yedinci sırayı alıyor.
6- İngiltere
Eski şaşalı İngiltere aşağıda göreceğiniz takımların gölgesinde kalıyor son zamanlarda; ama hala başarılılar. Tecrübeli ekibine genç üyeler de ekleyerek daha da güçlendiler.
5- Belçika
Belçika şu listede Almanya'yla birlikte en çok sevdiğim takım ve buraya isimlerini çok uzun olacağı için yazmadığım harika kadrosuyla Dünya Kupası'nın gizli favorisi oldular. 2014'te başarısız olsalar da sorun yok, genç ekip ilerde iyi işler başaracaktır.
4- İtalya
İtalya, Brezilya'ya Euro 2012 ikincisi ve Konfederasyon Kupası üçüncüsü unvanlarıyla gidiyor. Çoğunlukla İtalya Ligi takımlarından oluşturdukları ekiple İtalya, listede dördüncü sırada.
3- Hollanda
Elemelerde Almanya'yla birlikte en çok puan toplayan takım olmayı başardı Hollanda. Euro 2012 hezimetinin ardından yenilenen ve gençleştirilen takım şu anda özgüvenini ve uyumunu artırmış durumda, fakat elemelerde kolay bir grupta mücadele etmeleri kesin konuşmamızı engelliyor.
2- İspanya
2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Kupası şampiyonlukları bile İspanya'nın bu sırayı alması için yeterdi. Ama onlar durmadı, çizgilerini hiç bozmadan ilerlediler ve listede ikinciliği hak ettiklerini gösterdiler. Şahsen Almanya veya Brezilya engellerine takılacağını düşünsem -ve istesem- de İspanya kupanın en büyük favorilerinden.
1- Almanya
2012'de sürpriz bir şekilde İtalya'ya yenilip turnuvadan elenseler de oyun olarak düşüş göstermediler. İsveç'in, Avusturya'nın ve İrlanda'nın bulunduğu bir gruptan sadece bir beraberlikle ayrılmayı başardılar. Löw'ün genç ve dinamik takımı Brezilya yolculuğuna benden Avrupa'nın en iyisi unvanını alarak çıkıyor.
13- Bosna Hersek
Ülke Dünya Kupası'na katılma şerefini ona tarihinde ilk kez yaşatan oyunculara sahip ve bu büyük başarı Bosna'yı daha yukarılara taşıtabilirdi, ama maalesef tecrübesizlik negatif bir etken.
12- Hırvatistan
Mandzukic'li Modric'li Hırvatlar, play-off'ta İzlanda engelini aşarak Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanıyor. Özellikle orta sahasıyla dikkat çeken Hırvatistan listede 12. sırada.
11- Yunanistan
Son yıllarda büyük turnuvalara katılma başarısı gösteren Yunanistan, yıldızı bu yıl parlayan forvetleri Konstantinos Mitroglou'yla daha da iyi bir konumda. Bitiriciliğinin yanında uzaktan şutlarıyla da dikkat çeken Mitroglu'nun adı Liverpool ve Dortmund'la anılmaya başladı bile.
10- Fransa
Play-off'lara kalmasının nedeni İspanya'nın olduğu gruba düşmesiydi. Play-off ilk maçında Ukrayna'ya yenilince çok fazla eleştirildi; fakat ikinci maçta Brezilya biletini kapmayı başardı. Oyuncuları ayrı ayrı bakıldığında çok kaliteli olan Fransa'nın yapması gereken takım olmayı başarmak.
9- İsviçre
2004'ten beri bütün büyük turnuvalara katılmayı başaran İsviçre, 2012'de teklese de istikrarını sürdürmeye devam ediyor. Grubunu sadece üç beraberlikte puan kaybederek tamamlayan İsviçre, kupaya doğrudan katılmayı başaran takımlardan.
8- Portekiz
Rusya'nın bir puan altında kalmaları nedeniyle play-off'a kaldılar ve çok zorlu bir rakiple karşılaştılar: Ibrahimovic'li İsveç. Ibra'yla CR7'nin mücadelesinde kazanan tarafsa CR7 oldu. Portekiz Ronaldo sayesinde, kötü oynadığı günlerde bile güvenebileceği bir adama sahip.
7- Rusya
Eleme gruplarında Portekiz'in üstünde bulunan Rusya, Avrupa'nın devleri kadar olmasa da kaliteli bir lige sahip ve kendi liginden seçtiği oyuncularla kurduğu milli takım listede yedinci sırayı alıyor.
6- İngiltere
Eski şaşalı İngiltere aşağıda göreceğiniz takımların gölgesinde kalıyor son zamanlarda; ama hala başarılılar. Tecrübeli ekibine genç üyeler de ekleyerek daha da güçlendiler.
5- Belçika
Belçika şu listede Almanya'yla birlikte en çok sevdiğim takım ve buraya isimlerini çok uzun olacağı için yazmadığım harika kadrosuyla Dünya Kupası'nın gizli favorisi oldular. 2014'te başarısız olsalar da sorun yok, genç ekip ilerde iyi işler başaracaktır.
4- İtalya
İtalya, Brezilya'ya Euro 2012 ikincisi ve Konfederasyon Kupası üçüncüsü unvanlarıyla gidiyor. Çoğunlukla İtalya Ligi takımlarından oluşturdukları ekiple İtalya, listede dördüncü sırada.
3- Hollanda
Elemelerde Almanya'yla birlikte en çok puan toplayan takım olmayı başardı Hollanda. Euro 2012 hezimetinin ardından yenilenen ve gençleştirilen takım şu anda özgüvenini ve uyumunu artırmış durumda, fakat elemelerde kolay bir grupta mücadele etmeleri kesin konuşmamızı engelliyor.
2- İspanya
2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Kupası şampiyonlukları bile İspanya'nın bu sırayı alması için yeterdi. Ama onlar durmadı, çizgilerini hiç bozmadan ilerlediler ve listede ikinciliği hak ettiklerini gösterdiler. Şahsen Almanya veya Brezilya engellerine takılacağını düşünsem -ve istesem- de İspanya kupanın en büyük favorilerinden.
1- Almanya
2012'de sürpriz bir şekilde İtalya'ya yenilip turnuvadan elenseler de oyun olarak düşüş göstermediler. İsveç'in, Avusturya'nın ve İrlanda'nın bulunduğu bir gruptan sadece bir beraberlikle ayrılmayı başardılar. Löw'ün genç ve dinamik takımı Brezilya yolculuğuna benden Avrupa'nın en iyisi unvanını alarak çıkıyor.
14 Kasım 2013 Perşembe
Avrupa'nın En İyi 10 Takımı (7 Kasım - 14 Kasım)
10- Napoli
Juventus'a 3-0 kaybetmesi Napoli'nin listede ise bir sıra geriye düşmesine neden oluyor. Son sıraya gerilemiş olsa da zorlu fikstüründe iyi sonuçlar alırsa yükselmesi işten bile değil.
9- Liverpool
Juventus, Man. City ve Chelsea listeyi oldukça zorlarken listeye girmeyi başaran takım, Suarez'in dönüşüyle oldukça güçlenen Liverpool oluyor. Monaco'nun aldığı beraberlikle listeden düşmesi ve Napoli'nin zirve yarışında darbe almasıyla gerilemesinin yanında Juve'nin kötü Şampiyonlar Ligi performansı ve City'yle Chelsea'nin kötü lig performansları Liverpool'un listeye dokuzuncu olarak girmesini sağlıyor.
8- Roma
Ligin en kötü takımı Sassuolo'yla kendi sahasında berabere kalması Roma'yı iki sıra düşürüyor. Sassuolo, güçlü takımlara karşı oldukça dirençli olabiliyor ama Roma sadece ligde mücadele ettiği için aldığı bir beraberlik bile listedeki sırasını çok etkiliyor, özellikle Real ve PSG performanslarını yükseltiyorsa.
7- Real Madrid
El Clasico'dan beri sekizinciliğe kapak atmış olan Madrid, Ronaldo'nun hat-trick yaptığı 5-1'lik Real Sociedad galibiyetiyle birlikte bir sıra yükselmeyi başarıyor.
6- PSG
Bir hat-trick de oldukça formda olan Ibrahimovic'ten geliyor. Nice'a karşı alınan 3-1'lik galibiyetle PSG, Lille'in 4, Monaco'nun 5 puan önünde lider konumda.
5- Borussia Dortmund
Arsenal mağlubiyetiyle iki sıra gerileyen Dortmund, Arsenal'ın ManU deplasmanına gidişini değerlendirip yükselmeyi başaramıyor. Wolfsburg'a yenilen Dortmund, bu hafta da beşinci sırada.
4- Arsenal
Arsenal, Dortmund ve Liverpool'u yendikten sonra Old Trafford'da ManU'yu da yenseydi liste liderliği için mücadele iyice kızışacaktı. Fakat ManU'ya 1-0 mağlup olan Topçular geçen haftaki sırasını koruyor.
3- Atletico Madrid
Zorlu Villareal deplasmanındaki beraberlik çok kötü bir sonuç değil. Fakat üst sıralarda mücadele çok fazla ve Atletico bu hafta Bayern'le Barça'ya karşı koyamayarak üçüncülüğe geriliyor.
2- Bayern Münih
Bavyera ekibi yükselişini bu hafta da sürdürüyor. Dortmund'la arasındaki farkı dört puana çıkaran Bayern, bu haftaysa Bundesliga'nın en uzun yenilmezlik serisi rekorunu 37 maçla Hamburg'dan alarak ikinciliğe yükseliyor.
1- Barcelona
Barcelona liderliği kimseye bırakmaya niyetli değil. Real Betis'i deplasmanda 4-1 yenen Barça, galibiyetlerine bir yenisini ekliyor.
Juventus'a 3-0 kaybetmesi Napoli'nin listede ise bir sıra geriye düşmesine neden oluyor. Son sıraya gerilemiş olsa da zorlu fikstüründe iyi sonuçlar alırsa yükselmesi işten bile değil.
9- Liverpool
Juventus, Man. City ve Chelsea listeyi oldukça zorlarken listeye girmeyi başaran takım, Suarez'in dönüşüyle oldukça güçlenen Liverpool oluyor. Monaco'nun aldığı beraberlikle listeden düşmesi ve Napoli'nin zirve yarışında darbe almasıyla gerilemesinin yanında Juve'nin kötü Şampiyonlar Ligi performansı ve City'yle Chelsea'nin kötü lig performansları Liverpool'un listeye dokuzuncu olarak girmesini sağlıyor.

8- Roma
Ligin en kötü takımı Sassuolo'yla kendi sahasında berabere kalması Roma'yı iki sıra düşürüyor. Sassuolo, güçlü takımlara karşı oldukça dirençli olabiliyor ama Roma sadece ligde mücadele ettiği için aldığı bir beraberlik bile listedeki sırasını çok etkiliyor, özellikle Real ve PSG performanslarını yükseltiyorsa.
7- Real Madrid
El Clasico'dan beri sekizinciliğe kapak atmış olan Madrid, Ronaldo'nun hat-trick yaptığı 5-1'lik Real Sociedad galibiyetiyle birlikte bir sıra yükselmeyi başarıyor.

6- PSG
Bir hat-trick de oldukça formda olan Ibrahimovic'ten geliyor. Nice'a karşı alınan 3-1'lik galibiyetle PSG, Lille'in 4, Monaco'nun 5 puan önünde lider konumda.

5- Borussia Dortmund
Arsenal mağlubiyetiyle iki sıra gerileyen Dortmund, Arsenal'ın ManU deplasmanına gidişini değerlendirip yükselmeyi başaramıyor. Wolfsburg'a yenilen Dortmund, bu hafta da beşinci sırada.
4- Arsenal
Arsenal, Dortmund ve Liverpool'u yendikten sonra Old Trafford'da ManU'yu da yenseydi liste liderliği için mücadele iyice kızışacaktı. Fakat ManU'ya 1-0 mağlup olan Topçular geçen haftaki sırasını koruyor.
3- Atletico Madrid
Zorlu Villareal deplasmanındaki beraberlik çok kötü bir sonuç değil. Fakat üst sıralarda mücadele çok fazla ve Atletico bu hafta Bayern'le Barça'ya karşı koyamayarak üçüncülüğe geriliyor.
2- Bayern Münih
Bavyera ekibi yükselişini bu hafta da sürdürüyor. Dortmund'la arasındaki farkı dört puana çıkaran Bayern, bu haftaysa Bundesliga'nın en uzun yenilmezlik serisi rekorunu 37 maçla Hamburg'dan alarak ikinciliğe yükseliyor.
1- Barcelona
Barcelona liderliği kimseye bırakmaya niyetli değil. Real Betis'i deplasmanda 4-1 yenen Barça, galibiyetlerine bir yenisini ekliyor.
7 Kasım 2013 Perşembe
Avrupa'nın En İyi 10 Takımı (31 Ekim - 7 Kasım)
Liste üçüncü haftasında en düzenli haline gelmeyi başardı. Artık perşembeden perşembeye yayınlanacak, haftaya damga vuran oyuncuların fotoğrafları aralara serpiştirilecek.
Biz üçüncü haftamıza girerken ligler onuncu on birinci haftasına girdi ve listenin üst sırasındaki mücadele iyice arttı. İşte bu zorlu haftanın ardından Avrupa'nın en iyi 10 takımı:
10- Monaco
Kazansa benim için ligin favorisi olacağı Lille deplasmanında yenilerek ligde üçüncülüğe geriliyor Monaco. Premier Lig takımları dengesiz performanslarından uzaklaşsalardı iki haftadır dokuzuncu olan Monaco listeye bile giremezdi; ama bu hafta onunculukta kalmayı başarıyor.
9- Napoli
Son listeden bu yana oynadığı iki lig maçını da kazandı Napoli. Roma'ya yetişemediler, ancak Roma'nın olmadığı bir kulvarda da yarışıyorlar. Marsilya'yı 3-2 yenen Napoli, formda Higuain'iyle birlikte Şampiyonlar Ligi'nin en zorlu grubunda böyle ilerlerse listede yükselmeye en büyük aday.

8- Real Madrid
El Clasico mağlubiyetinden sonra herkes Real'den bir patlama bekliyordu ki oynadıkları -ve kazandıkları- iki lig maçında da bol gol oldu. Fakat bu Real'in iyi bir hücum hattının yanında kötü bir defansa sahip olduğuna işaret. Eh, Juventus deplasmanında 2 atıp 2 de yiyerek bunu kanıtladılar. Juventus'u yenseydi yükselmesi garanti olan Real, Bale'ın formuna kavuşmasıyla daha iyi sonuçlar alacak gibi görünüyor.
7- PSG
Cavani'li Ibra'lı PSG, Monaco'nun aldığı mağlubiyetle ligde güzel bir avantaj yakaladı. Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda 5 attığı Anderlecht'le berabere de kalsa grubundaki birinciliğini sürdürüyor.
6- Roma
Serie A tarihinin en iyi başlangıcı yapan Roma'nın serisi maalesef sona erdi, fakat hala yenilgisizler. Torino'yla deplasmanda 1-1 berabere kalan Roma, Avrupa liglerinde de bulunsaydı listedeki yerini daha sağlama alabilirdi.
5- Borussia Dortmund
Ligde Bayern'in gerisinde de olsa 6-1'lik Stuttgart maçı gibi sağlam galibiyetler alıyor Dortmund ki bu tür galibiyetler geçen hafta Bayern'in önüne geçmesini sağlamıştı. Ancak Arsenal'a yenilmesi Dortmund'u iki sıra düşürüyor.
4- Arsenal
İlk hafta Dortmund için "Emirates'te Arsenal gibi formda bir takımı yenmeleri Dortmund'u dördüncü sırada görmemizi sağlıyor." yazmışım. Bu hafta da aynı şey Arsenal için geçerli. Dortmund'u deplasmanda yenen Arsenal, ligde de Liverpool'u yenerek 5 puan farkla liderliğe oturmayı başardı ve listede de bir sıra yükseldi.
3- Bayern Münih
Ligde Hoffenheim deplasmanından 2-1'le dönen Bayern, Şampiyonlar Ligi'ndeki Plzen deplasmanından da 1-0'la döndü. Dortmund'unkiler kadar güzel skorlar elde edemese de kazanmayı biliyor Bayern ve bir üst sıraya Barça'nın Şampiyonlar Ligi'nde üst üste dokuz maç kazanma rekoruna ortak olarak yükseliyor.
2- Atletico Madrid
Simeone'nin harika ekibi galibiyetlerine devam ediyor. Granada deplasmanında 2-1, Bilbao'ya karşı 2-0'lık galibiyetlerinin yanına 4-0'lık Austria Wien maçını ekleyen Atletico, birinciliğe yükselmek için fırsat kolluyor.
1- Barcelona
El Clasico'yla birlikte birinciliğe oturan Barça da önceki listeden bu yana oynadığı bütün maçlarını kazanan takımlardan olmayı başardı ki bu da listenin en iyisi olmasını sürdürmesi için yetti.
Biz üçüncü haftamıza girerken ligler onuncu on birinci haftasına girdi ve listenin üst sırasındaki mücadele iyice arttı. İşte bu zorlu haftanın ardından Avrupa'nın en iyi 10 takımı:
10- Monaco
Kazansa benim için ligin favorisi olacağı Lille deplasmanında yenilerek ligde üçüncülüğe geriliyor Monaco. Premier Lig takımları dengesiz performanslarından uzaklaşsalardı iki haftadır dokuzuncu olan Monaco listeye bile giremezdi; ama bu hafta onunculukta kalmayı başarıyor.
9- Napoli
Son listeden bu yana oynadığı iki lig maçını da kazandı Napoli. Roma'ya yetişemediler, ancak Roma'nın olmadığı bir kulvarda da yarışıyorlar. Marsilya'yı 3-2 yenen Napoli, formda Higuain'iyle birlikte Şampiyonlar Ligi'nin en zorlu grubunda böyle ilerlerse listede yükselmeye en büyük aday.

8- Real Madrid
El Clasico mağlubiyetinden sonra herkes Real'den bir patlama bekliyordu ki oynadıkları -ve kazandıkları- iki lig maçında da bol gol oldu. Fakat bu Real'in iyi bir hücum hattının yanında kötü bir defansa sahip olduğuna işaret. Eh, Juventus deplasmanında 2 atıp 2 de yiyerek bunu kanıtladılar. Juventus'u yenseydi yükselmesi garanti olan Real, Bale'ın formuna kavuşmasıyla daha iyi sonuçlar alacak gibi görünüyor.

7- PSG
Cavani'li Ibra'lı PSG, Monaco'nun aldığı mağlubiyetle ligde güzel bir avantaj yakaladı. Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda 5 attığı Anderlecht'le berabere de kalsa grubundaki birinciliğini sürdürüyor.
6- Roma
Serie A tarihinin en iyi başlangıcı yapan Roma'nın serisi maalesef sona erdi, fakat hala yenilgisizler. Torino'yla deplasmanda 1-1 berabere kalan Roma, Avrupa liglerinde de bulunsaydı listedeki yerini daha sağlama alabilirdi.
5- Borussia Dortmund
Ligde Bayern'in gerisinde de olsa 6-1'lik Stuttgart maçı gibi sağlam galibiyetler alıyor Dortmund ki bu tür galibiyetler geçen hafta Bayern'in önüne geçmesini sağlamıştı. Ancak Arsenal'a yenilmesi Dortmund'u iki sıra düşürüyor.
4- Arsenal
İlk hafta Dortmund için "Emirates'te Arsenal gibi formda bir takımı yenmeleri Dortmund'u dördüncü sırada görmemizi sağlıyor." yazmışım. Bu hafta da aynı şey Arsenal için geçerli. Dortmund'u deplasmanda yenen Arsenal, ligde de Liverpool'u yenerek 5 puan farkla liderliğe oturmayı başardı ve listede de bir sıra yükseldi.

3- Bayern Münih
Ligde Hoffenheim deplasmanından 2-1'le dönen Bayern, Şampiyonlar Ligi'ndeki Plzen deplasmanından da 1-0'la döndü. Dortmund'unkiler kadar güzel skorlar elde edemese de kazanmayı biliyor Bayern ve bir üst sıraya Barça'nın Şampiyonlar Ligi'nde üst üste dokuz maç kazanma rekoruna ortak olarak yükseliyor.
2- Atletico Madrid
Simeone'nin harika ekibi galibiyetlerine devam ediyor. Granada deplasmanında 2-1, Bilbao'ya karşı 2-0'lık galibiyetlerinin yanına 4-0'lık Austria Wien maçını ekleyen Atletico, birinciliğe yükselmek için fırsat kolluyor.
1- Barcelona
El Clasico'yla birlikte birinciliğe oturan Barça da önceki listeden bu yana oynadığı bütün maçlarını kazanan takımlardan olmayı başardı ki bu da listenin en iyisi olmasını sürdürmesi için yetti.
2 Kasım 2013 Cumartesi
Agents of SHIELD: İlk beş bölümün ardından
Marvel's Agents of SHIELD fikri duyurulduğunda oldukça hoşuma gitmişti. Sinemada yaratılan evreni destekleyecek ve içimizdeki Marvel isteğini dindirebilecek bir dizi olacaktı. Potansiyeli çok yüksekti, özellikle de Marvel'ın elinde Phil Coulson karakteri ve usta Joss Whedon varken.
Peki ilk beş bölümün ardından dizi beklentilerimizi karşıladı mı? Hayır. Dizi hala ortalama bir seviyede ilerliyor, her bölüm dizinin kalitesini yükseltiyor, hep bir sonraki bölümün kat be kat iyi olacağına yönelik umutlarımızı arttıran olaylar oluyor; ancak beklediğimiz patlama yapılmış değil. Ben Marvel ve Whedon'dan ne çıksa yerim kafasında olduğum için diziyi sevdim, izlemeye tabii ki devam edeceğim; ama dizinin hala orta seviyelerde ilerlemediğini de söyleyemem.
[YAZININ DEVAMI SPOILER İÇERİR]

İlk beş bölüm dizi için bir orjin hikayesi gibiydi. Tamamen klişe elemanlardan oluşmuş ekibin birlikte çalışmaya alışması, asıl düşman(lar)ın ortaya çıkışı ve Skye'ın hikayesinin öğrenilmesi ile bu orjin hikayesi sona ermeli artık ve Whedon'ın birkaç dokunuşuyla dizi bir iki bölüm içerisinde vites arttırmalı. Eh, beş bölüm içinde de bunu yapabilecek kadar olay yaşadık.
En önemlisi iki bölümde birden karşımıza çıkan Project Centipede. Şu an için bütün sezon boyunca uğraşacakları asıl düşmanları gibi görünüyor; ancak Centipede "süper güçleri olan bir adam üstünde deneyler yapar" hikayesinden vazgeçilip Centipede'la olan mücadele daha uzun soluklu hale getirilmeli.
Centipede'ın yanında Eye-Spy bölümünde Akela'yı kontrol edenler de merak konusu. Fakat ben Graviton'a neler olacağını daha çok merak ediyorum. Malum, üçüncü bölümde Graviton'un yaratılışına tanık olduk. Graviton, SHIELD ajanlarının boyunu aşan bir süper kötü ki bu durum Avengers üyelerini görebilir miyiz diye düşündürüyor. Iron Man ya da Hulk'un bir TV dizisinde ortaya çıkması oldukça zor; fakat Graviton'u gördükten sonra "Neden olmasın?" demedim değil. Graviton'u filmlerle ilişkilendireceklerini pek sanmıyorum ve bunu yapmazlarsa değerli ajanlarımızın Graviton'un karşısına tek başlarına çıkmaları zor.
Buradan "diziyi hareketlendirmek için Avengers üyeleri görünmeli mi" sorusuna geçelim. Şimdiye dek zaten Maria Hill ve Nick Fury'le karşılaştık, yani bir Tony Stark görürsek şaşırmam; ancak soruyla demek istediğim Avengers'ın daha arka planda kalan karakterleri dizide önemli roller oynamalı mı? ABC bu diziye oldukça para yatırıyor ve şu anki tempo reytingleri arttıracak gibi değil. Yani ticari açıdan düşündüğümüzde evet cevabı mantıklı görünüyor. Dizinin asıl planında olmasa da Black Widow, Hawkeye ve Captain America'nın ikinci filminden sonra bir Falcon görmek güzel olabilir, ancak abartmamalılar, yoksa daha fazla süper kahraman isteriz ki bunun dizi için hayırlı olmayacağı ortada.
Bu arada Coulson'a Tahiti'de ne gibi "büyülü şeyler" yapıldığı gizemini hep koruyacak gibi. Ayrıca Skye'ın da ailesini bulmak için SHIELD'a katıldığını öğrendik ki bu hikaye de oldukça ilginç ve iyi bir potansiyel barındırıyor.
Dizinin beklediğimiz kadar iyi olmadığından bahsettik, gelecekte neler olabileceğini tartıştık. Şimdi biraz iyi yorum zamanı.
Dizinin en iyi yanları şüphesiz ki yapılan espriler ve filmlere yapılan göndermeler. Göndermelerin yanına filmlerdeki karakterlerleri de görünce dizi bir Marvel hayranını kendine bağlıyor. Tabii bir de Clark Gregg'in canlandırdığı Coulson var ki ekipteki en iyi oyuncu ve şu an için ekibi ve diziyi taşıyan adam. Ekipte ondan sonraki favorimse May. Nedenini öğrenmek için May'in dövüş sahnelerini izlemeniz yeterli.
Marvel's Agents of SHIELD'ın potansiyeli çok yüksek ve kullanmamasına izin verileceğini sanmıyorum. Dizi istenilen çıkışı yapamasa da tempoyu arttırmak için yeterli materyale sahip. Dizinin yükselen grafiğini sürdüreceğine inancımı sürdüyor ve merakla gelecek bölümleri bekliyorum.
Peki ilk beş bölümün ardından dizi beklentilerimizi karşıladı mı? Hayır. Dizi hala ortalama bir seviyede ilerliyor, her bölüm dizinin kalitesini yükseltiyor, hep bir sonraki bölümün kat be kat iyi olacağına yönelik umutlarımızı arttıran olaylar oluyor; ancak beklediğimiz patlama yapılmış değil. Ben Marvel ve Whedon'dan ne çıksa yerim kafasında olduğum için diziyi sevdim, izlemeye tabii ki devam edeceğim; ama dizinin hala orta seviyelerde ilerlemediğini de söyleyemem.
[YAZININ DEVAMI SPOILER İÇERİR]

İlk beş bölüm dizi için bir orjin hikayesi gibiydi. Tamamen klişe elemanlardan oluşmuş ekibin birlikte çalışmaya alışması, asıl düşman(lar)ın ortaya çıkışı ve Skye'ın hikayesinin öğrenilmesi ile bu orjin hikayesi sona ermeli artık ve Whedon'ın birkaç dokunuşuyla dizi bir iki bölüm içerisinde vites arttırmalı. Eh, beş bölüm içinde de bunu yapabilecek kadar olay yaşadık.
En önemlisi iki bölümde birden karşımıza çıkan Project Centipede. Şu an için bütün sezon boyunca uğraşacakları asıl düşmanları gibi görünüyor; ancak Centipede "süper güçleri olan bir adam üstünde deneyler yapar" hikayesinden vazgeçilip Centipede'la olan mücadele daha uzun soluklu hale getirilmeli.
Centipede'ın yanında Eye-Spy bölümünde Akela'yı kontrol edenler de merak konusu. Fakat ben Graviton'a neler olacağını daha çok merak ediyorum. Malum, üçüncü bölümde Graviton'un yaratılışına tanık olduk. Graviton, SHIELD ajanlarının boyunu aşan bir süper kötü ki bu durum Avengers üyelerini görebilir miyiz diye düşündürüyor. Iron Man ya da Hulk'un bir TV dizisinde ortaya çıkması oldukça zor; fakat Graviton'u gördükten sonra "Neden olmasın?" demedim değil. Graviton'u filmlerle ilişkilendireceklerini pek sanmıyorum ve bunu yapmazlarsa değerli ajanlarımızın Graviton'un karşısına tek başlarına çıkmaları zor.
Buradan "diziyi hareketlendirmek için Avengers üyeleri görünmeli mi" sorusuna geçelim. Şimdiye dek zaten Maria Hill ve Nick Fury'le karşılaştık, yani bir Tony Stark görürsek şaşırmam; ancak soruyla demek istediğim Avengers'ın daha arka planda kalan karakterleri dizide önemli roller oynamalı mı? ABC bu diziye oldukça para yatırıyor ve şu anki tempo reytingleri arttıracak gibi değil. Yani ticari açıdan düşündüğümüzde evet cevabı mantıklı görünüyor. Dizinin asıl planında olmasa da Black Widow, Hawkeye ve Captain America'nın ikinci filminden sonra bir Falcon görmek güzel olabilir, ancak abartmamalılar, yoksa daha fazla süper kahraman isteriz ki bunun dizi için hayırlı olmayacağı ortada.

Bu arada Coulson'a Tahiti'de ne gibi "büyülü şeyler" yapıldığı gizemini hep koruyacak gibi. Ayrıca Skye'ın da ailesini bulmak için SHIELD'a katıldığını öğrendik ki bu hikaye de oldukça ilginç ve iyi bir potansiyel barındırıyor.
Dizinin beklediğimiz kadar iyi olmadığından bahsettik, gelecekte neler olabileceğini tartıştık. Şimdi biraz iyi yorum zamanı.
Dizinin en iyi yanları şüphesiz ki yapılan espriler ve filmlere yapılan göndermeler. Göndermelerin yanına filmlerdeki karakterlerleri de görünce dizi bir Marvel hayranını kendine bağlıyor. Tabii bir de Clark Gregg'in canlandırdığı Coulson var ki ekipteki en iyi oyuncu ve şu an için ekibi ve diziyi taşıyan adam. Ekipte ondan sonraki favorimse May. Nedenini öğrenmek için May'in dövüş sahnelerini izlemeniz yeterli.
Marvel's Agents of SHIELD'ın potansiyeli çok yüksek ve kullanmamasına izin verileceğini sanmıyorum. Dizi istenilen çıkışı yapamasa da tempoyu arttırmak için yeterli materyale sahip. Dizinin yükselen grafiğini sürdüreceğine inancımı sürdüyor ve merakla gelecek bölümleri bekliyorum.
Etiketler:
agents of shield,
joss whedon,
makale,
marvel,
phil coulson
29 Ekim 2013 Salı
Avrupa'nın En İyi 10 Takımı (24 Ekim - 29 Ekim)
NOT: Hafta sonu maçları oynandıktan sonra gelecek haftanın fikstürüne bakmadan bu listeyi yaptım, oldukça beğendim ve perşembe günü yayınlarım diye düşündüm; fakat Arsenal-Chelsea maçından veya La Liga'nın hafta içi mesaisinden haberim yoktu. Listeyi de bozmak istemedim, o nedenle bugün salı olmasına rağmen yayınlıyorum. Hafta içi maçları takımların dengesini değişikliğe uğratırsa, iki gün sonra yeni bir liste geliyor demektir.
10- Napoli
Higuain'in attığı iki penaltı golüyle Torino'yu yenen Napoli'nin gelecek haftayı iyi değerlendirmesi gerekiyor çünkü Suarez'li Liverpool ve Torres'li Chelsea listeye girmek için fırsat kolluyor.
9- Monaco
Yeni kurulmuş bir takım olmasına rağmen ligde kimseye boyun eğmedi. Marsilya ve PSG gibi ligin iki güçlü ekibiyle oynadıkları maçlardan puan çıkarmayı başaran Monaco, Lyon maçından da üç puan çıkararak lider PSG'yle puanları eşitledi.
8- Real Madrid
El Clasico'nun bilançosu Real için bu sefer daha ağır oldu. Liderle aradaki farkın altı puana çıkmasının yanında Ronaldo, Messi'ye karşı kaybederken Bale da Neymar'a kaybetti.
7- PSG
Saint-Etienne deplasmanında aldığı beraberlikle Monaco'nun kendisine yetişmesine neden olan PSG, listede bir sıra aşağı düşüyor.
6- Roma
Roma'nın neden iki basamak birden yükseldiğini tahmin edebilirsiniz. Evet, Udinese deplasmanında da kazanmayı başaran Roma, 9'da 9 yaptı ve lig rekorunu kırdı.
5- Arsenal
Arsenal bu hafta da kazanmayı bildi ve listemize Premier Lig'den katılan tek takım olmayı sürdürdü. Ancak Liverpool ve Chelsea böyle devam ederse çok yakında Arsenal'ın yalnızlığı sona erecek.
4- Bayern Münih
Hertha Berlin'i 3-2'lik skorla mağlup eden Münih, lider olmasına rağmen zorlandığı için ve Dortmund çok daha sağlam bir galibiyet aldığı için bir sıra geriliyor.
3- Borussia Dortmund
Haftanın üçüncü derbisinde Dortmund, Schalke deplasmanındaydı ve bu zorlu maçta 3-1 gibi güzel bir skorla ayrılarak bir sıra yükselmeyi bildi.
2- Atletico Madrid
Atletico'nun düşmesi gerektiği için düşmedi, Barça'nın yükselmesi gerektiği için düştü, yoksa 5-0'lık bir galibiyet alan bir takımın bir sıra gerilemesi oldukça zor.
1- Barcelona
Barcelona, 2-1'lik El Clasico galibiyetinde klas goller atabileceğini kanıtlamanın yanı sıra Neymar'ın ne kadar doğru bir transfer olduğunu da kanıtladı ve birinciliği göğüsledi.
10- Napoli
Higuain'in attığı iki penaltı golüyle Torino'yu yenen Napoli'nin gelecek haftayı iyi değerlendirmesi gerekiyor çünkü Suarez'li Liverpool ve Torres'li Chelsea listeye girmek için fırsat kolluyor.
9- Monaco
Yeni kurulmuş bir takım olmasına rağmen ligde kimseye boyun eğmedi. Marsilya ve PSG gibi ligin iki güçlü ekibiyle oynadıkları maçlardan puan çıkarmayı başaran Monaco, Lyon maçından da üç puan çıkararak lider PSG'yle puanları eşitledi.
8- Real Madrid
El Clasico'nun bilançosu Real için bu sefer daha ağır oldu. Liderle aradaki farkın altı puana çıkmasının yanında Ronaldo, Messi'ye karşı kaybederken Bale da Neymar'a kaybetti.
7- PSG
Saint-Etienne deplasmanında aldığı beraberlikle Monaco'nun kendisine yetişmesine neden olan PSG, listede bir sıra aşağı düşüyor.
6- Roma
Roma'nın neden iki basamak birden yükseldiğini tahmin edebilirsiniz. Evet, Udinese deplasmanında da kazanmayı başaran Roma, 9'da 9 yaptı ve lig rekorunu kırdı.
5- Arsenal
Arsenal bu hafta da kazanmayı bildi ve listemize Premier Lig'den katılan tek takım olmayı sürdürdü. Ancak Liverpool ve Chelsea böyle devam ederse çok yakında Arsenal'ın yalnızlığı sona erecek.
4- Bayern Münih
Hertha Berlin'i 3-2'lik skorla mağlup eden Münih, lider olmasına rağmen zorlandığı için ve Dortmund çok daha sağlam bir galibiyet aldığı için bir sıra geriliyor.
3- Borussia Dortmund
Haftanın üçüncü derbisinde Dortmund, Schalke deplasmanındaydı ve bu zorlu maçta 3-1 gibi güzel bir skorla ayrılarak bir sıra yükselmeyi bildi.
2- Atletico Madrid
Atletico'nun düşmesi gerektiği için düşmedi, Barça'nın yükselmesi gerektiği için düştü, yoksa 5-0'lık bir galibiyet alan bir takımın bir sıra gerilemesi oldukça zor.
1- Barcelona
Barcelona, 2-1'lik El Clasico galibiyetinde klas goller atabileceğini kanıtlamanın yanı sıra Neymar'ın ne kadar doğru bir transfer olduğunu da kanıtladı ve birinciliği göğüsledi.
27 Ekim 2013 Pazar
2012-13 Dünyanın En İyi 11'i
Yeni sezon başlayalı çok oldu ancak bu liste için çok düşündüm ve paylaşmadan edemedim. Bu blogumda yazdığım ilk "en iyi 11 listesi" yazısı ve değerli futbolseverler, devamının geleceğinden şüphe etmeyin.
Kaleci: Manuel Neuer (Almanya - Bayern Münih)
Geçen sezon Avrupa'nın en iyi takımı şüphesiz ki Bayern Münih'ti ve bu durum listeye etkisini ilk oyuncudan gösteriyor. Schalke'den Bayern'e transferi çok konuşulan yıldız Bavyera ekibinin üç kupalı macerasının en önemli elemanlarından birisiydi.
Sol bek: David Alaba (Avusturya - Bayern Münih)
Daha 21 yaşında ama bu listeye girmeyi kesinlikle hak ediyor. Savunmada olduğu kadar hücumda da harikalar yaratan Alaba genç yaşına rağmen Heynckes'in sol bekte ilk tercihi oldu ve çoğu futbolcunun kariyerinde göremediği maçlarda görev yaptı.
Stoper: Thiago Silva (Brezilya - Paris Saint Germain)
Top çalma ve markaj ondan sorulur. Thiago Silva kesinlikle dünyanın en iyi stoperi. Geçen sezon PSG'nin şampiyonluğuna büyük katkısı oldu, yazın da boş durmadı, Brezilya'yla Konfederasyon Kupası'nı kazandı.
Stoper: David Luiz (Brezilya - Chelsea)
Konfederasyon Kupası'nda Silva'nın partneri olan David Luiz, listemizde de aynı görevi sürdürüyor. Başarılı defansının yanına frikik, uzun pas ve şut yeteneği de eklenince defansif orta saha olarak da görev yaptı. Chelsea'yle Avrupa Ligi kupasını kaldıran Luiz, listemizdeki tek Premier Lig oyuncusu.
Sağ bek: Philipp Lahm (Almanya - Bayern Münih)
Deneyimli bek, geçen sezon Bayern Münih'in en iyi oyuncularından biriydi. Defansif özelliklerinin yanında yaptığı bindirmeler ve açtığı ortalar takıma müthiş katkı sağladı ki ligdeki 11 asisti bunu kanıtlar nitelikte.
Orta saha: Bastian Schweinsteiger (Almanya - Bayern Münih)
Oyuna defansif olarak da ofansif olarak da katkıda bulunan Schweinsteiger, yeni transfer Javi Martinez'le iyi bir uyum yakaladı. Oyunu okuma ve kurmada Schweinsteiger'ın üstüne yok.
Orta saha: Andres Iniesta (İspanya - Barcelona)
Oyunu okuma ve kurmada Schweinsteiger'ın üstüne yok dedim ancak burada onunla yarışabilecek bir yıldız var: 16 asistle La Liga'nın asist kralı olan Iniesta.
Sağ kanat: Cristiano Ronaldo (Portekiz - Real Madrid)
Ronaldo kulübüne hiçbir kupa kazandıramamasına rağmen kişisel olarak çok başarılı bir sezon geçirdi. Kendisini çoktan kanıtlamış olan yıldız La Liga gol krallığında Messi'nin arkasında kalsa da Şampiyonlar Ligi'ni gol kralı olarak bitirmeyi başardı.

Sol kanat: Franck Ribery (Fransa - Bayern Münih)
2012-13 sezonunun en iyi takımının en iyi oyuncusuydu ve bu başarısı UEFA tarafından Avrupa'nın En İyi Oyuncusu ödülüyle taçlandırıldı. Ribery'nin listemizde olması kaçınılmazdı.
Forvet: Lionel Messi (Arjantin - Barcelona)
La Liga'yı gol kralı olarak tamamlayan yıldız, lig tarihinde bütün takımlara art arda gol atan ilk oyuncu olmayı başardı. Üç müsabakada ise toplam 58 gol 18 asist gibi harika bir istatistiğe ulaştı.
Forvet: Robert Lewandowski (Polonya - Borussia Dortmund)
Alman takımlarının damga vurduğu 12-13 sezonunun en iyi 11'ine Dortmund'dan bir oyuncu almazsak olmazdı. Dortmund'un listeye girme şerefine ulaşan oyuncusu ise Real Madrid'e attığı 4 golle yıldızı parlayan Lewandowski oldu. Lewandowski sezonu Bundesliga ve Şampiyonlar Ligi gol krallığında ikinci olarak tamamladı.

Dünyanın en iyi 11'ini yapmak çok zor bir iş. Nedenini de listeye ekleyemediğim için vicdan azabı çektiğim oyuncuların listesine bakarak anlayabilirsiniz:
Kaleci: Petr Cech
Defans: Dani Alves, Dante Santos, Jordi Alba, Mats Hummels, Sergio Ramos,
Orta saha-kanat: Andrea Pirlo, Arjen Robben, Gareth Bale, İlkay Gündoğan, Javi Martinez, Juan Mata, Marco Reus, Mario Götze, Mesut Özil, Xavi Hernandez
Forvet: Edinson Cavani, Luis Suarez, Radamel Falcao, Robin van Persie, Zlatan Ibrahimovic
Kaleci: Manuel Neuer (Almanya - Bayern Münih)
Geçen sezon Avrupa'nın en iyi takımı şüphesiz ki Bayern Münih'ti ve bu durum listeye etkisini ilk oyuncudan gösteriyor. Schalke'den Bayern'e transferi çok konuşulan yıldız Bavyera ekibinin üç kupalı macerasının en önemli elemanlarından birisiydi.
Sol bek: David Alaba (Avusturya - Bayern Münih)
Daha 21 yaşında ama bu listeye girmeyi kesinlikle hak ediyor. Savunmada olduğu kadar hücumda da harikalar yaratan Alaba genç yaşına rağmen Heynckes'in sol bekte ilk tercihi oldu ve çoğu futbolcunun kariyerinde göremediği maçlarda görev yaptı.

Stoper: Thiago Silva (Brezilya - Paris Saint Germain)
Top çalma ve markaj ondan sorulur. Thiago Silva kesinlikle dünyanın en iyi stoperi. Geçen sezon PSG'nin şampiyonluğuna büyük katkısı oldu, yazın da boş durmadı, Brezilya'yla Konfederasyon Kupası'nı kazandı.
Stoper: David Luiz (Brezilya - Chelsea)
Konfederasyon Kupası'nda Silva'nın partneri olan David Luiz, listemizde de aynı görevi sürdürüyor. Başarılı defansının yanına frikik, uzun pas ve şut yeteneği de eklenince defansif orta saha olarak da görev yaptı. Chelsea'yle Avrupa Ligi kupasını kaldıran Luiz, listemizdeki tek Premier Lig oyuncusu.

Sağ bek: Philipp Lahm (Almanya - Bayern Münih)
Deneyimli bek, geçen sezon Bayern Münih'in en iyi oyuncularından biriydi. Defansif özelliklerinin yanında yaptığı bindirmeler ve açtığı ortalar takıma müthiş katkı sağladı ki ligdeki 11 asisti bunu kanıtlar nitelikte.
Orta saha: Bastian Schweinsteiger (Almanya - Bayern Münih)
Oyuna defansif olarak da ofansif olarak da katkıda bulunan Schweinsteiger, yeni transfer Javi Martinez'le iyi bir uyum yakaladı. Oyunu okuma ve kurmada Schweinsteiger'ın üstüne yok.
Orta saha: Andres Iniesta (İspanya - Barcelona)
Oyunu okuma ve kurmada Schweinsteiger'ın üstüne yok dedim ancak burada onunla yarışabilecek bir yıldız var: 16 asistle La Liga'nın asist kralı olan Iniesta.
Sağ kanat: Cristiano Ronaldo (Portekiz - Real Madrid)
Ronaldo kulübüne hiçbir kupa kazandıramamasına rağmen kişisel olarak çok başarılı bir sezon geçirdi. Kendisini çoktan kanıtlamış olan yıldız La Liga gol krallığında Messi'nin arkasında kalsa da Şampiyonlar Ligi'ni gol kralı olarak bitirmeyi başardı.

Sol kanat: Franck Ribery (Fransa - Bayern Münih)
2012-13 sezonunun en iyi takımının en iyi oyuncusuydu ve bu başarısı UEFA tarafından Avrupa'nın En İyi Oyuncusu ödülüyle taçlandırıldı. Ribery'nin listemizde olması kaçınılmazdı.
Forvet: Lionel Messi (Arjantin - Barcelona)
La Liga'yı gol kralı olarak tamamlayan yıldız, lig tarihinde bütün takımlara art arda gol atan ilk oyuncu olmayı başardı. Üç müsabakada ise toplam 58 gol 18 asist gibi harika bir istatistiğe ulaştı.
Forvet: Robert Lewandowski (Polonya - Borussia Dortmund)
Alman takımlarının damga vurduğu 12-13 sezonunun en iyi 11'ine Dortmund'dan bir oyuncu almazsak olmazdı. Dortmund'un listeye girme şerefine ulaşan oyuncusu ise Real Madrid'e attığı 4 golle yıldızı parlayan Lewandowski oldu. Lewandowski sezonu Bundesliga ve Şampiyonlar Ligi gol krallığında ikinci olarak tamamladı.

Dünyanın en iyi 11'ini yapmak çok zor bir iş. Nedenini de listeye ekleyemediğim için vicdan azabı çektiğim oyuncuların listesine bakarak anlayabilirsiniz:
Kaleci: Petr Cech
Defans: Dani Alves, Dante Santos, Jordi Alba, Mats Hummels, Sergio Ramos,
Orta saha-kanat: Andrea Pirlo, Arjen Robben, Gareth Bale, İlkay Gündoğan, Javi Martinez, Juan Mata, Marco Reus, Mario Götze, Mesut Özil, Xavi Hernandez
Forvet: Edinson Cavani, Luis Suarez, Radamel Falcao, Robin van Persie, Zlatan Ibrahimovic
Beyaz Lotus
İş güç arasında yazı yazmak zor iş. Ancak yazı yazma isteğime karşı koyamadım. Fakat yüzde yüz de tatmin edemedim, edemem. Çünkü belli bir konuda bir site veya blog açıp onu güncel tutmak fazla emek ve özveri istiyor. Şu an yazmaya o kadar vakit ayıramayacağım için kişisel bir blog açmayı tercih ettim. İstediğim zaman istediğim şeylerden bahsedebileceğim, tamamen bana ait bir blog.
Peki nelerden bahsedeceğim? Zaten birkaç hafta içinde yayınlanacağım yazılarla blogun içeriği şekillenecek, ama yine de video oyunları ve teknoloji başta olmak üzere eğlence sektörü ve futbolla ilgili yazacağımı söyleyeyim.
Beni yazmaya iten şeylerden biri de Türkiye'de bu konular hakkında pek fazla kaynak bulunmaması. Futbol siteleri transfer dedikodularından ve gereksiz galerilerden geçilmezken özellikle çizgi roman gibi eğlence sektörünün en az ilgi duyulan alanları hakkında da sağlam kaynakların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Umarım bu alanlarda daha fazla ve daha kaliteli kaynaklarla karşılaşırız ve benim de buna bir katkım bulunur diyerek sizleri blogumla başbaşa bırakıyorum. Okuyun, okutun.
Peki nelerden bahsedeceğim? Zaten birkaç hafta içinde yayınlanacağım yazılarla blogun içeriği şekillenecek, ama yine de video oyunları ve teknoloji başta olmak üzere eğlence sektörü ve futbolla ilgili yazacağımı söyleyeyim.
Beni yazmaya iten şeylerden biri de Türkiye'de bu konular hakkında pek fazla kaynak bulunmaması. Futbol siteleri transfer dedikodularından ve gereksiz galerilerden geçilmezken özellikle çizgi roman gibi eğlence sektörünün en az ilgi duyulan alanları hakkında da sağlam kaynakların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Umarım bu alanlarda daha fazla ve daha kaliteli kaynaklarla karşılaşırız ve benim de buna bir katkım bulunur diyerek sizleri blogumla başbaşa bırakıyorum. Okuyun, okutun.
26 Ekim 2013 Cumartesi
Avrupa'nın En İyi 10 Takımı (18 Ekim - 24 Ekim)
1- Atletico Madrid
Falcao'yu kaybetmelerine rağmen sezona bomba gibi başladılar. Ligde 9'da 8 yaptılar ki bu galibiyetlerin içinde Real Madrid deplasmanı da var. Şampiyonlar Ligi'nde 3'te 3 yaparak bu arenada da başarılı olabileceklerini kanıtladılar. Kendini aşan Atletico iki kulvarda birden başarıyla ilerlemesi sayesinde birinciliği kesinlikle hak ediyor.
2- Barcelona
Şampiyonlar Ligi'nde de İspanya Ligi'nde de birer beraberlikleri var ki ligdeki beraberliği bir puan farkla Atletico'nun önünde yer almalarını sağlıyor. Atletico'nun yıllar sonra gelen Real Madrid galibiyeti ve şaşırtan Şampiyonlar Ligi performansı Barça'nın önünde yer almasını sağlasa da bu haftaki El Clasico Barça'nın birinciliğe oturmasını sağlayabilir.
3- Bayern Münih
Bundesliga'da bir puan farkla en büyük rakiplerinin önündeler ve yenilgisizler. Ancak listede 3. sırada bulunmalarının en büyük nedeni harika Şampiyonlar Ligi performansı. Deplasmanda Manchester City'yi yenmelerinin ardından Plzen'e de 5 gol atınca yine gümbür gümbür geliyoruz mesajı verdiler.
4- Borussia Dortmund
Lige Bayern'den daha iyi başladıklarını düşünsem de aldıkları yenilgi ikinci sırada kalmalarına neden oldu. Şampiyonlar Ligi'nde Napoli'ye yenilmiş olsalar da Emirates'te Arsenal gibi formda bir takımı yenmeleri Dortmund'u dördüncü sırada görmemizi sağlıyor.
5- Arsenal
Kendi evlerinde Dortmund'a yenilmiş olabilirler ancak Şampiyonlar Ligi'ndeki önceki maçlarını kazanmışlardı ve büyük takımların kötü başladığı Premier Lig'de lider konumdalar. Formunun zirvesindeki Giroud ve Ramsey'nin yanına Mesut da eklenince uzun bir süre sonra Arsenal adına lig şampiyonluğundan bahsediliyor.
6- PSG
Ligde biri Monaco'ya karşı olmak üzere üç beraberlikleri var ve liderler. Şampiyonlar Ligi'nde ise üçte üç yaparak dokuz puana ulaştılar. Son iki maçta altı gol atan harika bir Ibrahimovic'le PSG, listede üst sıraları zorluyor.
7- Real Madrid
Aslında Şampiyonlar Ligi'nde muhteşem bir başarıları var. Galatasaray ve Kopenhag'ı toplamda 10 gol atarak yenmelerinin ardından Juventus'u mağlup etmeyi başardılar. Ancak lige iyi bir başlangıç yaptıkları söylenemez. Son dakikalarda attıkları gollerle kazandıkları maçlar ve üçüncü sırada olması Real'i 7. yapıyor. Takımı daha üst sıralara taşıyacak şeyse El Clasico performansları.
8- Roma
Serie A'da 8'de 8 yaparak lige inanılmaz bir başlangıç yaptılar ki bu galibiyetlerinin içinde Inter deplasmanı ve Napoli'yle Lazio maçları da var. Aslında Roma'yı daha yukarda görmek isterdim ancak Avrupa kupalarında yer almaması nedeniyle 8. yapıyor.
9- Monaco
Az önce de belirttiğim gibi en üst sıralar hem Avrupa'da hem de ligde başarılı olan takımlar tarafından kapılıyor. Monaco'ysa tıpkı Roma gibi yalnızca ligde başarılı. İddialı transferleriyle şampiyonluğa oynayan Monaco ligde şu anda ikinci sırada. PSG deplasmanından puan çıkarmasıyla da ne kadar zorlu bir rakip olacağını herkese kanıtladı.
10- Napoli
Transfer döneminin en başarılı ekiplerinden olan Napoli'nin ligde Roma yenilgisi dışında sadece bir beraberliği var. Şampiyonlar Ligi'ndeyse Dortmund'u yenme başarısını göstermiş durumdalar.
NOT: Eğer neden bu liste blogun tanıtım yazısından önce diye soracak olursanız cevabım hazır: El Clasico yüzünden. Bu yazıyı derbi başlamadan önce yayınlamak istedim. Blogumun tanıtım yazısını yarın yayınlayacağım ve bu listeyi de her perşembe veya her cuma yayınlamaya başlayacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)