Liglerinde şampiyonluk mücadelesi veren takımları izleyen Everton ve Athletic Bilbao listeye yakın. Saint Etienne'ye yenen Monaco bu hafta ilk 15'e giremese de çok uzaklaşmadı. Ligimizin lideri Fenerbahçe, Cimbom'la arayı iyice açarak listeye yaklaştı. Hollanda devi Ajax da listeye yakındı, fakat Salzburg'dan aldığı darbe Avusturya'nın liderini bir adım öne çıkardı. Avusturya Bundesliga'da oynadığı için gözlerden biraz uzak olan Red Bull Salzburg, Ajax'ı toplamda 6-1'le mağlup edince son yıllarda attıkları doğru adımların meyvesini aldı.
15- Tottenham Hotspur (Yeni)
Deplasmanda yenildiği Dnipro'yu evinde 3-1 mağlup ederek UEFA Avrupa Ligi'nde turu atladı Tottenham. Bu geri dönüşün ardından ligde de Cardiff'i 1-0 yenen Spurs, 5 hafta sonra ilk 15'e girmeyi başardı.
14- Borussia Dortmund (Sabit)
Nürnberg'i 3-0 yenen Dortmund uzun bir aranın ardından lig ikinciliğine yükseldi. Bayer Leverkusen puanları bol keseden harcarken Dortmund ikinciliği geri almayı başardı. Liderlik mi? O çok uzak bir ihtimal.
13- Roma (-3)
Roma bu hafta büyük bir düşüş yaşıyor. Inter'le golsüz berabere kalan Serie A ikincisi, listedeki bazı takımların yükselişi karşısında 3 sıra geriliyor.
12- Olympiakos (-1) Geçen hafta Yunanistan'ı ManU'ya dar eden ekip ligde Panathinaikos'la karşılaştı. Kırmızı beyazlılar, Panathinaikos'a 3-0 yenilse de hala açık ara liderler.
11- Benfica (+2)
Geçtğimiz sezonki UEFA Avrupa Ligi'nin finalisti, deplasmanda yendiği PAOK'u Portekiz'de de 3-0 mağlup ederek bir üst tura çıktı. Avrupa Ligi'nin favorilerinden olan ekip ligde Belenenses engelini ise 1-0'la aştı, rakiplerinden Porto puan kaybederken yine çok değerli bir 3 puanı hanesine yazdırdı.
10- Arsenal (-1)
Şampiyonlar Ligi macerası muhtemelen son bulan Arsenal, lig yarışında da ağır darbeler alıyor. Stoke City'ye 1-0 yenilen Topçular 59 puanla 3. sırada. Dördüncü olan City'nin 2 maç eksiği olduğunu unutmayalım ama. 9- Liverpool (+3)
Haftanın yükselişini Liverpool yaşıyor! Southampton'ı deplasmanda 3-0'la geçen ekip 59 puana ulaştı, averajla Arsenal'ın önüne geçti ve ikinci sıraya yerleşti. Şampiyonluk yarışına yeniden katılan Liverpool'da Luis Suarez'in istatistiklerine bir golle bir asist daha eklediğini de söyleyeyim.
8- Chelsea (-1)
Andre Schürrle'nin hattrick yaptığı maçta Fulham'ı 3-1 yenen ekip Premier Lig'in lideri. Fakat teknik direktörleri Jose Mourinho'nun da dediği gibi, bu sahte bir liderlik. Neden mi? Okumaya devam.
7- Manchester City (+1)
Manchester City, Capital One Cup'ı müzesine götürüyor! City, Capital One Cup finalinde Sunderland'i 3-1 yendi. Ligde de çok avantajlı bir durumdalar. 57 puanla dördüncü sırada olsalar da 2 maç eksikleri var. City bu iki maçı da kazanırsa maç fazlasıyla lider olan Chelsea'yi tahtından edebilir.
6- Atletico Madrid (Sabit)
La Liga'da bu hafta Madrid derbisi vardı! Arda Turan'ın bir asist yaptığı maçta Atletico ile Real 2-2 berabere kaldı. 3. sırada olan Atleti ile lider Real arasında 3 puanlık bir fark var.
5- Juventus (Sabit)
Trabzonspor'u deplasmanda da 2-0 yenen Juve, Avrupa Ligi'nde yoluna rahatça devam ediyor. Ligde de öyle! Milan'ı deplasmanda 2-0'la geçen siyah beyazlılar Serie A'nın liderlik koltuğuna rahatça yayılabilirler.
4- Barcelona (Sabit)
La Liga'daki Madrid derbisinden Barça karlı çıktı! Almeria'yı 4-1'lik skorla mağlup eden tiki-takacıların Real Madrid'le arasında sadece bir puan var.
3- PSG (Sabit)
Monaco yenilirken PSG, Marsilya'yı konuk etti ve çok önemli 3 puanı cebe attı. 9 puan farkla lider olan ekip, Cavani'ye de kavuştu. Sakatlığı atlatan Edinson Cavani mücadelede bir gol de attı.
2- Real Madrid (-1)
Bayern Münih'in liderliğine son veren Real, listenin zirvesine tutunamadı, bir haftanın ardından ikinciliğe geriledi. Ronaldo'nun golüyle zorlu Atletico deplasmanından 1 puan çıkarmayı başardı Real Madrid. La Liga'da liderlik mücadelesi iyice kızışırken Bundesliga liderliğinin keyfini çıkaran Bayern ise bu beraberlikten faydalanıp yeniden listenin zirvesine çıktı.
1- Bayern Münih (+1) Ah Schalke! Avrupa'nın en iyi iki takımı Schalke 04'ü ezip geçti. Real Madrid'in ardından bir darbe de Bayern Münih'ten geldi. Arjen Robben'im hattrick yaptığı maçta Schalke'yi 5-1 yendi Bayern ve neden dünyanın en iyi takımı olduğunu yeniden kanıtladı. Hiçbir kulvarda teklemeyen ekip Avrupa'nın en iyi, en formda takımı!
Bu 11'i yayınlamak için geç kaldım; fakat Euro 2016 elemeleriyle ilgili olan yazım için güzel bir hazırlık olacağını düşündüm ve oyuncularla ilgili açıklamalara yer vermeden yayınlayayım dedim. Buyrunuz efendim:
2013 senesi Türk futbolu açısından başarılarla doluydu. Fatih Terim-Ünal Aysal gerginliği, Dünya Kupası biletini alamamak ve şike davası gibi küçük (!) sorunları bir kenara attığımızda, 12-13 sezonunun ikinci yarısında UEFA Avrupa Ligi yarı finaline çıkan bir Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkan bir Galatasaray görüyoruz. Bu sezon ise Avrupa Ligi'nde ilk kez gruplara kalmasına rağmen grubu birincilikle bitiren bir Trabzonspor ve Juve ile Real'in olduğu Şampiyonlar Ligi grubundan çıkan bir Galatasaray var. Ve daha nice başarılar var.
Türk futbolu güzel yerlere ilerlerken bu başarıda Türk oyuncuların payı çok çok fazla. Futbolcularımız dünyanın en iyi 30'u arasına giremedi maalesef. Fakat en iyi Türklerin de olduğu bir şeyler yapmak istedim ve karşınızda 2013'ün en iyi Türk futbolcularının oluşturduğu 11:
Burak Yılmaz
Arda Turan - Hakan Çalhanoğlu - Olcan Adın
Selçuk İnan - Mehmet Topal
Caner Erkin - Ömer Toprak - Semih Kaya - Gökhan Gönül
Onur Kıvrak
Yedekler: Volkan Demirel, Egemen Korkmaz, Hasan Ali Kaldırım, Alper Potuk, Nuri Şahin, Olcay Şahan, Umut Bulut
Herkes GTA V mi Last of Us mı yılın oyunu diye tartışıyor.
Fakat, tıpkı benim gibi, konsolu olmayanlar o oyunları oynayamıyor. İşte
benden, 2013’ü konsolsuz geçiren birinden, yılın en iyi oyunları!
Oynayamadıklarım
Öncelikle, oynayamadığım, ama oynasaydım en iyiler arasında
sayacağımı düşündüğüm oyunlar:
Assassin’s Creed IV
Black Flag: Assassin’s Creed, en sevdiğim serilerden biri. Tarihsel
altyapısını ve zengin içeriğini çok beğeniyorum; fakat bu kadar içerik de fazla
artık. Yan görevlerle, yapılacak birçok şeyle dolu açık dünya bir oyunu her
sene çıkarmak nedir Ubisoft? Ubi’nin hızına yetişemedim, AC4’ü oynayamadım.
Rayman Legends: Rayman
Origins mükemmel bir oyundu. Üç kere bitirdim, hepsinde de çok eğlendim. Fakat
bunda arkadaşlarımla oynamanın etkisi çok büyük. Legends’ta online co-op da
var, biliyorum; ama tanıdığın kişilerle yan yana oynamanın zevki bir başka. O
yüzden hala almadım Legends’ı; fakat alsaydım, kesinlikle listeye girerdi.
Splinter Cell
Blacklist: Sam Fisher, seni severim ama 2012’de birbirinden harika stealth
oyunları oynayınca bu seneyi gizlenmeden geçirmek istedim. Bu arada Dishonored,
Hitman Absolution ve Mark of the Ninja şiddetle tavsiye edilir.
2013’ün En İyi
Oyunları
Bioshock Infinite: Bioshock
gökyüzüne taşındı, içim açıldı. Bulutların üstündeki atmosfer harikaydı. Akıcı
oynanıştan bahsetmiyorum bile. Ama bunlar bir yana, Bioshock Infinite’ı
unutulmaz yapan hikayesi ve yan karakteriydi. Elizabeth, seni unutmayacağım.
DmC Devil May Cry: Atmosferin
ve akıcılığın muhteşemliği DmC’de de vardı. Akıcı dövüş sistemi ve kombo
çeşitliliği oynanışa fazlasıyla keyif katıyordu. Oynanış belki de serinin en
iyisiydi ama Limbo, o atmosfer... Her mekan harika tasarlanmıştı ve
grafikler harika kullanılmıştı. Atmosferin çok iyi yansıtılması grafiklerin de muhteşem gözükmesini sağlamıştı. Dante kesinlikle beklediğimizden fazlasını yaptı.
FIFA 14: Bir
futbol hayranı olarak FIFA’nın burada yer almaması olanaksızdı. Gönül isterdi
ki PS4’te oynayayım, Ignite Engine’e göz atayım. Olmadı, yine PC’de oynadım.
Ignite yoksa da daha gerçekçi bir oynanış, daha güzel şutlar ve modern,
kullanışlı bir menü vardı.
NBA 2K14: NBA 2K14’ün offline modlarına pek bakmasam da Jordan
Challenge’ı sevdiğim için LeBron Path to Greatness’a bir göz attım, çok da
hoşuma gitmedi. Geri kalan her şeyse eskisi gibi, oldukça güzel, az uğraşılsa
daha da güzel olabilir. Seneye PC’ye Real Voices gelmez, Euroleague’e gereken
özen gösterilmez ve menüler elden geçmezse ayıp edersin 2K.
Tomb Raider: Üzgünüm Bioshock ama benim için yılın oyunu Tomb
Raider. Neden mi? Çünkü zor bir işti ve daha iyi yapılamazdı. Bir efsane daha
iyi bir şekilde geri dönemezdi. Lara’yı günümüze uyarlamak, sürükleyici bir
hikaye yazmak, bulmacaları oyundan atmamak, yarı-açık bir dünya yaratmak,
sağlam grafikler kullanmak ve dahası... Crystal Dynamics bütün hepsinin
üstesinden geldi ve Lara’nın yeniden doğuşunu müjdeledi.
Avrupa Takımları Güç Sıralaması - 15. Hafta (20 Şubat-17 Şubat 2014)
Şampiyonlar Ligi mücadelesi kızıştı, liglerde her bir puan altın değeri kazandı! Sonuç olarak Avrupa Takımları Güç Sıralaması'nda da bir çok değişiklik oldu! İşte Avrupa'nın en iyileri listesi 15. kez karşınızda.
Listeyi Zorlayanlar:
Geçen hafta burada adı anılan takımların hepsi -Monaco hariç- listeden uzaklaştı, yerlerini İspanyol ve Hollandalı takımlar doldurdu. Athletic Bilbao, Real Sociedad ve Ajax, listeyi zorluyor.
15- Monaco (Yeni)
6 hafta ilk 15'ten uzak kaldıktan sonra geri döndü Monaco! Listeyi Zorlayanlar kısmında bolca andığım Monaco, Bayer Leverkusen'in ard arda aldığı kötü, hatta aşırı kötü sonuçların ardından listeye girdi. Bu hafta Reims'i 3-2 yenen Monaco'nun PSG'yle arasında yalnızca 4 puan fark var.
14- Borussia Dortmund (-2)
Düşme hattından kurtulmak için mücadele eden Hamburg'a 3-0 yenilen Borussia Dortmund yenilgilerine bir yenisini ekledi. Haftalardır olduğu gibi kabarık bir sakatlık listesi olan takım, gittiği zorlu Zenit deplasmanındansa 4-2'lik galibiyetle döndü. Zor bir dönemden geçen Dortmund, Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam etmekten memnun olsa da iki sıra geriliyor.
13- Benfica (+2)
Porto yenilgiyi tadarken V. Guimaraes'i 1-0 yenen Benfica, Portekiz Ligi'nin zirvesinde olmanın keyfini yaşıyor. Aynı zamanda Avrupa Ligi'nde de 1-0'lık bir galibiyeti var Benfica'nın. PAOK deplasmanından önemli bir galibiyetle dönen 2013 Avrupa Ligi finalisti Benfica bu sene de kupanın en büyük favorilerinden.
12- Liverpool (-1)
Avrupa kupalarında olmamanın acısını yaşıyor Liverpool. Bize Swensea City karşısında harika bir mücadele izleten Liverpool maçı 4-3 kazansa da bir sıra geriledi. Suarez-Sturridge-Sterling üçlüsü şov yaparken Jordan Henderson da onlara katıldı.
11- Olympiakos (+3)
Olympiakos için kritik hafta geçti, Yunan takımı harika bir iş çıkardı! Ligde OFI'yi 4-0 yenen takım, sahasında konuk ettiği Manchester United'ı ise 2-0 yendi! Bu sene çok kötü performans sergileyen ManU'ya bir darbe de bu sezon harika oynayan Olympiakos'tan geldi!
10- Roma (-1)
Bologna deplasmanından 1-0'lık galibiyetle dönen Roma, İtalya Ligi ikinciliğini sürdürüyor. Listedeki İngiliz rakiplerine diş geçiremeyen takım, bir sıra geriliyor.
9- Arsenal (+1)
Mesut'un kadroda olmaması ve Giroud'nun iki gol atması gibi olaylardan daha önemli şeyler vardı 4-1'lik Sunderland galibiyetinde. Rakipler üç puanı hanesine yazdırırken, Şampiyonlar Ligi'ne büyük ölçüde veda etmişken bu maç kaybedilseydi büyük bir darbe yenmiş olurdu. Arsenal, 59 puanla Premier Lig ikincisi.
8- Manchester City (-1)
Stoke City'yi 1-0 yenen Manchester City 57 puanla Premier Lig'in üçüncüsü. Şampiyonlar Ligi macerasını geçen hafta tehlikeye sokan City, kazanmasına rağmen bir sıra düşüyor.
7- Chelsea (+1)
Terry'nin son dakika golüyle Everton karşısında kritik bir galibiyet aldı Chelsea. Bu haftaki birçok 1-0'lık maçtan biri oldu bu da. 60 puanla İngiltere'nin -an itibariyle- en iyisi olan Chelsea, Galatasaray karşısında ise 1-1'lik bir beraberlik aldı. Temsilcimiz ikinci yarı oldukça iyi olsa da galibiyete ulaşamadı, Chelsea de avantajı ele geçiren takım oldu.
6- Atletico Madrid (-1)
Birkaç hafta öncesinde ilk 3'ün sabit üyesi olan Atletico Madrid düşüşe devam ediyor. Osasuna deplasmanında 3-0 yenilen takım, altından da değerli olan üç puan kaybetti.
5- Juventus (+1)
Torino derbisini 1-0 kazanan Juve, Avrupa Ligi'nde de -maalesef beklendiği gibi- yoluna devam ediyor. Temsilcimiz Trabzonspor'la karşılaşan İtalyan ekibi, maçı 2-0 kazandı.
4- Barcelona (-2)
Atletico Madrid gibi Barça da bir deplasmana gitti ve eli boş döndü. Zorlu Real Sociedad deplasmanında rakibine 3-1 yenildi Barcelona. Zirve mücadelesinin iyice arttığı bu günlerde Atletico da Barça da Real'e oynadı.
3- PSG (+1)
Zlatan Ibrahimovic yine sahnede! Toulouse deplasmanından 4-2'lik galibiyetle dönen PSG'de Ibra hat-tricklerine bir yenisini ekledi. Yalnızca bir maç önce Bayer Leverkusen deplasmanında 4 gol atan takım, bu sezon oldukça iddialı.
2- Bayern Münih (-1)
Bu hafta büyük değişiklikler var demiştim! 5. hafta tahta oturan lider, 10 hafta sonra tahttan indirildi! Bayern Münih 2. sıraya geriledi. Hannover deplasmanında 4-0'lık sağlam bir galibiyet alsalar da Real Madrid'in formuna karşı koyamadılar.
1- Real Madrid (+1)
İşte karşınızda yeni lider! Avrupa'nın en formda takımı! Rakipleri deplasmanlarda yenilirken kendi evinde Elche'yi 3-0 yendi Real Madrid ve 3 puanlık farkla La Liga'nın lideri oldu. Şampiyonlar Ligi'nde ise zorlu olacağını düşündüğüm Schalke deplasmanına gittiler ve 6-1'lik inanılmaz bir galibiyet elde ettiler. Ronaldo-Bale-Benzema üçlüsü şov yaptı. Muhteşem formuyla Real Madrid birinci sırada.
Avrupa Takımları Güç Sıralaması-14 (13-20 Şubat 2014)
Listeyi Zorlayanlar:
İki Portekizli, Porto ve Sporting hala listeyi zorluyor. Monaco da galibiyetlerine devam ediyor. Fakat Schalke, son galibiyetiyle hepsinden bir adım önde.
15- Benfica (Sabit)
Pacos Ferreira deplasmanından 2-0'lık galibiyetle dönen Benfica listedeki yerini koruyor. Portekiz Ligi'nin lideri PAOK deplasmanında neler yapacak acaba?
14- Olympiakos (Sabit)
Olympiakos ligde hanesine yine 3 puanı yazdı. Platonias'ı 4-2 yenen Yunan ekibi için gelecek hafta çok kritik. ManU karşısındaki performansları listedeki kaderlerini belirleyecek. 13- Bayer Leverkusen (-1)
Leverkusen kendi evinde Schalke 04'e 2-1 yenilerek çok önemli bir galibiyeti kaçırdı, Bundesliga'da işler -tabii ki ilk sıra hariç- karıştı. Formları gittikçe artan iki takım, Dortmund ve Schalke, Bayer Leverkusen'le arasındaki farkı iyice azalttı.
12- Borussia Dortmund (+1) Aubameyang'ın 2 gol attığı maçta Eintracht Frankfurt'u 4-0 yenen Dortmund bir galibiyet serisi yakaladı; fakat hala Avrupa'nın en iyi 10 takımı arasında değil.
11- Liverpool (-2)
Avrupa kupalarında yer almayan Liverpool, önemli bir kulvarı, FA Cup'ı kaybetti. Arsenal deplasmanında 2-1'lik skorla mağlup olan Liverpool, artık yalnızca ligde mücadele ediyor.
10- Arsenal (Sabit)
FA Cup'tan önemli bir rakibini eleyen Arsenal, Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede Bayern Münih'le karşılaştı. Sezonun en talihsiz takımlarından olan Arsenal, 2-0 yenildi, tur atlama şansını büyük ölçüde yitirdi.
9- Roma (+2)
Bu haftaki kargaşadan en karlı çıkan takım Roma oldu belki de. Sampdoria'yı 3-0 ile yenen ekip, Juve'nin 9 dokuz puan gerisinde.
8- Chelsea (-2)
Ligin lideri, Manchester City deplasmanına gitti, eksiklerle boğuşan ekibe 2-0 mağlup oldu. FA Cup'tan elenen Chelsea gelecek hafta Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray ile karşılaşacak.
7- Manchester City (Sabit)
Chelsea'yı FA Cup'tan eleyen City, bazı oyuncularından eksik bir şekilde Barcelona karşısına çıktı. Demichelis'in kırmızı kart gördüğü ana kadar gayet de iyi oynayan City, 2-0'la kaybetti. Peki ya bir geri dönüş? Neden olmasın!
6- Juventus (+2)
Az önceki cümlemi düzeltiyorum: Bu haftaki kargaşadan İtalyan takımları karlı çıktı. Chievo'yu 3-1 yenen Juve, Serie A liderliğinin keyfini çıkarıyor.
5- Atletico Madrid (-1)
Üst sıralar da iyice karıştı! İki önemli mücadeleyi kazanan Atletico, bir sıra düştü! Valladolid'i 3-0 yendi, Milan'ı San Siro'da 1-0 mağlup etti Atletico. Fakat ligde de Şampiyonlar Ligi'nde de üstündeki rakipleri kadar favori değil ve bu durum harika bir sezon geçiren Atletico Madrid'i Avrupa'nın en iyi 5. takımı yapıyor.
4- Paris Saint-Germain (+1)
Düştü düşecek dedim, 5. sıranın daha aşağısı onu bekliyor dedim ve PSG hırslandı! Valenciennes'i 3-0 yenen ekip Bayer Leverkusen deplasmanında pek de beklenmeyen farklı bir galibiyet aldı. Takımın yıldızı Ibrahimovic, bu iki maçta toplam 3 gol attı.
3- Real Madrid (-1)
Getafe deplasmanından 3-0'lık galibiyetle dönen ekip birkaç haftadır verdiği mesajlarına devam ediyor. Ronaldo'suz da oynarız diyen Real, geleceğimiz parlak, gençlerimiz başarılı mesajı da veriyor. Real Madrid, mücadele ettiği tüm kulvarlarda favori. 2- Barcelona (+2)
Barça bu hafta iki sağlam galibiyet aldı. Rayo Vallecano'yu 6-0 yendi, Messi 2 gol attı, sakatlıktan dönen Neymar da 1 gol attı. Ardından gittikleri zorlu Manchester City deplasmanından 2-0'la döndüler, listede iki sıra yükseldiler.
1- Bayern Münih (Sabit)
Ligde Freiburg'u 4-0 yenerken sıradan galibiyetlerinden birini alan Bayern, o maçın ardından zorlu bir deplasmana, Londra'ya, Arsenal'ın stadı Emirates'e gidiyordu. Gitti ve 2-0'lık bir galibiyetle döndü. Şans faktörü işin içinde önemli bir yer tutsa da Bayern Münih, Şampiyonlar Ligi'nin en büyük favorisi.
Avrupa Takımları Güç Sıralaması (6 Şubat-13 Şubat) Listeyi Zorlayanlar:
Önemli galibiyetler alan Schalke en iyi 15 yolunda ilerliyor, Napoli, Sporting Lizbon ve Porto onu takip ediyor. Hepsinin önündeyse 16. sıraya koyabilceğim Tottenham Hotspur var. Everton'ı ve Newcastle United'ı mağlup eden Spurs, Adebayor'un yükselen formuyla listeyi en çok zorlayan takım.
15- Benfica(Sabit)
Portekiz Ligi'nde Üç Büyükler arasında büyük bir mücadele var ve Sporting Lizbon'u 2-0 mağlup eden Benfica bu mücadelede bir adım öne geçiyor.
14- Olympiakos(Sabit)
Kupada yoluna devam ederken ligde de farklı bir galibiyet aldı Yunan ekibi. Yunanistan Ligi'nde mücadele etmesi Olympiakos için bir eksi, eğer Şampiyonlar Ligi'nde bir üst tura çıkamazsa Yunan Ligi'nin düşük kalitesi yüzünden liste dışı kalabilir.
13- Borussia Dortmund(Sabit)
Dortmund, Werder Bremen'e patladı! Şampiyonluğu haftalar önceden Bayern'e hediye eden takım Werder Bremen'i deplasmanda 5-1 yendi. 12- Bayer Leverkusen(Sabit)
Lig ikinciliği için mücadele eden ekip, peşindeki zorlu takımlardan birini, Borussia Mönchengladbach'ı deplasmanda mağlup etti, rahat bir nefes aldı- diyemeyeceğim, çünkü Schalke ve Dortmund onu takip ediyor.
11- Roma (-2)
Bir haftada iki maç, sıfır galibiyet. Ligde kendi sahasında Juve'ye bile geçit vermeyen Lazio'yu yenememeleri normal, fakat Juve'yi eledikleri kupanın erken finalinde Napoli'ye elenmeleri onları iki sıra düşüren asıl sebep.
10- Arsenal (-4)
Premier Lig'deki çekişme, Arsenal'ı 10. sıraya kadar geriletiyor. Liverpool'a karşı hezimete uğrayan Arsenal, ManU'yu da yenemiyor. Bir yandan sakatlıklarla boğuşurken, bir yandan da zorlu bir fikstürle karşı karşıya olan ekip zor günler geçiriyor.
9- Liverpool (+2)
Suarez, Sterling, Sturridge... 3S'in katkılarıyla Liverpool şov devam ediyor! Arsenal'ı 5-1 yendikten sonra Fulham'ı 3-2 yenen Liverpool, tekrar şampiyonluk yarışına ortak olma yolunda önemli adımlar atıyor.
8- Juventus (Sabit)
Juventus, Tevez'in iki gol attığı maçın son dakikasında yediği golle Verona'yla berabere kaldı. Fakat Roma'nın Lazio'yla berabere kalmasıyla puan farkında değişiklik olmadı, Juve hala lider, hem de 9 puan farkla.
7- Manchester City(Sabit)
Norwich deplasmanından golsüz beraberlikle döndü Manchester City. Ligin en çok gol atan takımı son iki maçtır topu ağlarla buluşturamadı. Sunderland'i konuk edeceği maç ertelenen City, listedeki sırasını koruyor.
6- Chelsea (+4)
City'yi yendikten sonra iki maçtan dört puan çıkaran Chelsea, son üç maçından yedi puan kazanarak yükselmeyi hak ediyor. Maç fazlasıyla liderliğe oturan ekip, neden yılın başından beri şampiyonluk için favori gösterildiğini kanıtlıyor.
5- PSG(Sabit)
PSG düşmemek için direniyor. En büyük rakibi Monaco'yla deplasmanda 1-1 berabere kalınca düşmemeyi hak etti ama. Şampiyonlar Ligi'ndeki ve Fransa Ligi'ndeki güzel performanslarıyla her iki kupaya da oynasa da son zamanlardaki formu pek de iç açıcı değil.
4- Atletico Madrid(-2)
13 haftadır yayınladığım listede Atletico Madrid ilk kez ilk üçün altına indi. Kupada Real'den büyük bir darbe yiyen ekip ligde de Almeria'ya yenildi ve zirve keyfini yalnızca bir hafta sürebildi.
3- Barcelona (+1)
Kupada adını finale yazdıran ekip ligde Sevilla deplasmanından 4-1'lik bir galibiyetle döndü. Madrid takımlarından liderliği averajla kapan Barça listede bir sıra yükseliyor.
2- Real Madrid(Sabit)
Geçen hafta hangi Madrid takımının burada olacağına karar verememiştim. Bu hafta ise karar kesin. Kupada Atletico'yu toplamda 5-0'la hezimete uğratan Real, ligde ise Villareal'i 4-2 yeniyor ve averajla Atletico'nun önüne geçiyor. Ronaldo'suz da iyi performans sergilediğini her seferinde gösteren ekip, üç kulvarda da diğer İspanyol takımlarından bir adım önde görünüyor.
1- Bayern Münih (Sabit)
Kötü oynasa da gol bulabilen takımlar büyük takımlardır, Bayern de onlardan biri. Nürnberg deplasmanında maça kötü başlasa da Mandzukic ile golü bulan ekip 2-0 kazanmayı başardı. Ardından kupada Hamburg deplasmanına giden Bayern, 5-0'la eve dönerken hat-trick yapan Mandzukic yıldızlaşıyordu.
Notlar:
--13 haftalık listede Bayern Münih 8 haftadır lider.
--İlk hafta 7. sırada olan, hatta 8.liğe gerileyen Real Madrid, 12. haftada en yüksek sırası olan 2.liğe yükseldi.
--Listeye 7. hafta girmeyi başaran Chelsea, ilk haftasında 12. sıradaydı. 14.lüğe kadar gerileyen ekip bu hafta en yüksek sırası olan 6.lığa yükseldi.
--Yazıda da belirttiğim gibi, Atletico Madrid, ancak 13 hafta sonra ilk üçün aşağısına düşüyor.
--İlk hafta 4. olan, hatta 3. sıraya yükselen Borussia Dortmund, şu an en düşük sırası olan 13. sırada.
Avrupa Takımları Güç Sıralaması 12. Hafta (28 Ocak-6 Şubat)
Gecikme için üzgünüm, fakat çok meşguldum ve bloga vakit ayıramadım, Ocak'ta yapacağım 2013 değerlendirmeleri bile bu aya kaldı. Neyseki listede aylık bir gecikme yok, yalnızca iki gün gecikti. Yazmak için uzun vaktimin olması iyiydi, çünkü yazmakta en çok zorlandığım liste bu haftaki olabilir. 12. hafta, bir haftadan daha uzun bir zaman dilimini içeriyor ve bazı takımlar birden çok maç yaptılar. Alınan dengesiz sonuçlar ve gösterilen dengesiz performanslar kafamı karıştırdı ki okurken anlayacaksınız. Bakalım 6 Şubat 2014 itibariyle Avrupa futbolunun en iyileri kimler?
Listeyi Zorlayanlar:
Napoli, Spurs ve ManU, ilk 15'ten iyice uzaklaştılar. Monaco ve Fenerbahçe'nin de galibiyet alamaması Sporting Lizbon, Athletic Bilbao, Borussia M'gladbach, Schalke, Everton ve Ajax'ın bir adım öne geçmesini sağladı.
15- Benfica (Yeni)
Tottenham'ın girmesiyle çıkması bir oldu. City tarafından -yine- ezilen Spurs, Hull City'yle de berabere kalınca yerine aldığı beraberliğe rağmen Portekiz Ligi'nde liderliğini sürdüren Benfica'ya bıraktı. 14- Olympiakos (Sabit)
Şampiyonlar Ligi ikinci turunda karşılaşabileceği en kolay rakiple eşleşmesine rağmen en büyük silahı Kostas Mitroglou'nu satması ne kadar akıllıca bilmiyorum ama şu an için etkilenmiş gözükmüyorlar. Ligde iki galibiyet daha alan Olympiakos, hala yenilgisiz!
13- Borussia Dortmund (Sabit)
Sonunda Dortmund bir galibiyet aldı! Braunschweig deplasmanına giden sarı-siyahlılar dört maç aradan sonra galip gelmeyi başardı!
12- Bayer Leverkusen (Sabit)
Bayern'e yetişme fırsatlarını harcayan Leverkusen, kendi sahasında Stuttgart'ı 2-1 yeniyor ve listedeki sırasını koruyor.
11- Liverpool (Sabit)
Liverpool, Merseyside derbisinde taraftarının önünde muhteşem bir şov yapsa da zirve yarışından uzaklaştı. Üstüne West Bromwich deplasmanından da bir puan alınca ligde dördüncü sırada kaldılar, Avrupa'da ise on birinci sıradalar.
10- Chelsea (Sabit)
West Ham United 'duvarını' aşamayan Chelsea, Etihad Stadyumu'nda, Manchester City deplasmanında altın değerinde bir galibiyet alarak beni şaşırttı, City'nin lider olmasını engelledi, puanını 33'e çıkardı.
9- Roma (Sabit)
Lig maçları ertelense de kupada Napoli'yle karşılaştılar. Ligde kötü sonuçlar alsa da Napoli yine de zorlu bir rakipti ve Roma onu 3-2 yenmeyi başardı.
8- Juventus (Sabit)
Muhteşem bir form! Lazio'ya karşı berabere kalsalar da (Lazio yani!) Inter'i 3-1 yenerek anında toparlandılar. Juventus, İtalya'da rüzgar gibi esiyor!
7- Manchester City (Sabit)
Giriş yazısında dengesiz performans derken bundan bahsediyordum. Tottenham deplasmanında bol gollü oyununu oyna, şovunu yap, liderliğe geç; kendi evinde Chelsea'ye gol atamadan yenil. Fernandinho ve Agüero'nun yokluğu -ve bundan kaynaklanan yanlış teknik adam hamleleri- bu durumda oldukça etkili. City, yükselmeyi başaramıyor.
6- Arsenal (Sabit)
Arsenal'ın Chelsea'ye minnettar olması lazım. Southampton deplasmanındaki 2-2'lik skorla liderliği City'ye kaptıran Topçular sonraki maçta Chamberlain'in golleriyle Crystal Palace'ı yendi, Chelsea'nin City'yi durdurmasıyla tekrar zirveye geçti!
5- PSG (Sabit)
PSG kupada Ibra'nın müthiş katkısıyla ilerlemeye devam ediyor ve uzun süredir dördüncü ve beşinci sıradalar. Eğer Juve harika formunu sürdürür ve İngiliz takımları da bir iyi bir kötü sonuç almayı bırakırsa yeri değişecek gibi görünüyor.
4- Barcelona (-2)
Nou Camp'ta Valencia'ya 3-2 yenilen Barça, uzun süredir zirvesinde olduğu La Liga'da ikinciliğe geriledi, üçüncü olan Real Madrid'le puanlarını eşitledi. 3/2- Madrid!
Madrid'in iki takımı aynı sırada! Şu anda hangi takım daha iyi karar vermek zor. Atletico, Real'le Barça'nın puan kaybettiği haftada ligin zirvesine geçti. Real, Barça'nın önüne geçme hayallerini erteledi. Ligin en iyisi an itibariyle Atletico'yken kupanın kralı ise Real oldu. Santiago Bernabeu'da maçı domine edip Atletico'yu 3-0 yendi. Şu anda bu Madrid takımlarından Real'in daha iyi olduğunu düşünsem de ayırmak istemedim, en azından haftaya kadar. 1- Bayern Münih (Sabit)
11. hafta listesinde birçok takım Bayern'den fazla maç yapmıştı; fakat Bayern'i yine de zirvede tutmuştum. Teşekkürümü bu hafta aldım! Stuttgart'ı 2-1'le Frankfurt'u 5-0'la geçen Bayern Münih, şu anda Avrupa'nın en iyi takımı, bütün kupaların en büyük favorisi!
Aslında...
Önceki listelere de bir baktım da, aslında City'yle Juventus'un biraz daha yükseklerde olması gerekiyor diye düşündüm. Juve, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkamayıncabüyük bir düşüş yaşamıştı, fakat şu anki performansıyla Avrupa Ligi'nin de İtalya Serie A'nın da en büyük favorisi. Manchester City de ligde favori. Arsenal'ın gerisinde kalsa da geniş kadrosu ve harika oyunu onları ligin favorisi yapıyor. Tabi bu bir Top 15 listesi olduğu için düşenlerin yükselmesi biraz da yukarıdakilerin düşecek performanslar gösterip göstermediğine bakıyor, Juve'yle City'nin yükselememe sebebi de bu. Sonuç olarak, Juve veya Man. City hayranıysanız onları bir iki sıra yukarıda sayabilirsiniz.
Avrupa'nın en iyi takımlarının mücadelesinde ikinci yarı başlıyor! En son 2014'ün ilk gününde yayınlamıştım listeyi, aradan geçen 27 günün ardından geri döndüm ve listeyi 6 Şubat Perşembe'den itibaren de her perşembe düzenli olarak yayınlamaya başlayacağım. Avrupa Takımları Güç Sıralaması 11. haftasıyla sizlerle:
Listeyi Zorlayanlar:
Bundan böyle ilk 15'in hemen altında bekleyen takımlardan da kısaca bahsedeceğim. An itibariyle iki lider, Benfica ve Ajax listeyi zorluyor. Onları Monaco ve Fenerbahçe takip ederken, ManU kötü bir düşüş yaşıyor. 15- Tottenham Hotspur (Yeni)
Teknik direktör değişikliğinin ardından iyi sinyaller veriyor Tottenham. Yazın kadrosuna kattığı bazı oyunculardan hala istediğini alamamış olsa da Adebayor'un harika dönüşü Tottenham'ı bir anda listeye sokuyor.
14- Olympiakos (+1)
Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kalan Yunan devi, kupa da ligde de yoluna aynı şekilde devam etti, bir sıra yükselmeyi hak etti.
13- Borussia Dortmund (-1)
Dortmund ligde iyice saldı. Bayern Münih fire vermezken, Dortmund fark iyice açılsın diye uğraşıyor. Yine puan kaybeden sarı siyahlılar bir sıra geriliyor.
12- Bayer Leverkusen (-1)
Gerileyen ikinci Alman takımı! Dortmund gibi onlar da puan kaybetti ve Bayern'in iyice rahatlamasına neden oldular.
11- Liverpool (-3)
Suarez'in inanılmaz performansıyla önüne geleni yenen Liverpool, şampiyonluk adaylarıyla karşılaşınca duraksadı, bu duraksama da pahalıya mal oldu. Liverpool'un liderle arasındaki 8 puanlık fark üç sıralık düşüşe neden oluyor. 10- Chelsea (+3)
Son listeden bu yana bütün maçlarını kazanan Chelsea iyice kızışan yarışta lig üçüncülüğüne yükseldi, Chelsea'yi bu da üç basamak birden fırlattı.
9- Roma (+1)
En büyük rakibi olan Juve'ye 3-0 yenilse de çabucak toparlandı, eski performansına geri döndü. Üstüne Juve'yi kupadan eledi, intikamını aldı.
8- Juventus (+1)
Ligdeki inanılmaz galibiyet serisiyle rekor kırdı, üstelik bu seri Roma galibiyetini de içeriyor. Lazio'ya karşı tekleseler de Juve, Şampiyonlar Ligi'nden elenmenin acısını çıkarıyor.
7- Manchester City (-1)
Gerilediğine bakmayın, City hala bol gollü futbolunu oynuyor, güzel sonuçlar elde ediyor. Arsenal'ın bir puan gerisinde olması listede de Arsenal'ın arkasında beklemesine neden oluyor.
6- Arsenal (+1)
Liderlik tehlikede, Premier Lig'de üst sıralar iyice karıştı. Bütün takımlar kazanmaya oynuyor. Arsenal da bütün bu kargaşa içinde hiç fire vermemeyi başardı, liderliğini korudu.
5- PSG (-1)
Ligde doludizgin yoluna devam ederken kupadan elenmesi ve Guingamp deplasmanından bir puanla dönmesi listede bir sıraya mal oluyor.
4- Real Madrid (+1)
Emin adımlarla ilerleyen Madrid, 11. haftada en yüksek sıralamasına kavuşmayı başardı. Şampiyonlar Ligi'ndeki performansını zaten biliyoruz. Ligde de rakipleriyle arasındaki puan farkını iyice azaltan Madrid, Avrupa'nın en iyisi olma yolunda ilerliyor.
3- Atletico Madrid (Sabit)
Atletico-Barça mücadelesinden galip çıkmayınca, sonraki günlerdeki maçlarda da lideri değiştirecek bir sonuç alınmayınca Atletico sırasını korudu.
2- Barcelona (Sabit)
Atletico'da yazılanlar Barça için de geçerli. Barça, Atletico'ya averajla lider olma şansını tanımadı, liderliğini ve Avrupa'nın en iyi ikinci takımı unvanını korudu.
1- Bayern Münih (Sabit)
5. haftada liderlik koltuğuna oturan Bayern, 6 haftadır koltuğu kaptırmadı! Rakiplerinin puan kaybettiği haftada kazandı, iyice rahatladı, gelecek sezon için transfer yapmaya başladı!
Yılın en iyi futbolcuları
listelerine karşıyım. En iyilerin sezonluk belirlenmesi gerektiğini
düşünüyorum. Yıl-sezon olayı çok fazla şeyi değiştiriyor. Aynı zamanda yıllık listelerde oyuncuların yılın başında yaptıkları unutulabiliyor. Neyse, yayınlanan
listeleri okurken benim de bir tane yapasım geldi, sezon sonu listesine de bir
alıştırma olur dedim, 100 tane olmasa da 2013’ün en iyi 30 futbolcusunu belirledim.
Keyifli okumalar:
Az Kalmıştı:
Listeye girmeyi kıl payıyla
kaçıran futbolcular burda. Kendilerine özürlerimi sunuyorum:
Mario Balotelli (Milan/İtalya)
2013’ün ilk yarısında transfer
olduğu Milan ona yaramıştı, ligde –neredeyse-oynadığı her maçta gol attı. Gollerine yılın ikinci yarısında da devam
eden Balotelli dünyanın en iyi santraforlarından biri.
Andrea Pirlo (Juventus/İtalya)
Yıllara meydan okuyor. Defansif
olarak çok başarılı, aynı zamanda orta sahanın gerisinden oyun kurmayı da
başarıyor. Özellikle uzun pasları dikkat çekiyor. 34 yaşında ama Juve’de de
milli takımda da ilk 11’de.
David Silva (Manchester City/İspanya)
Kanat oynama yeteneğine sahip,
İspanyol orta saha oyuncusu bolluğuna rağmen milli takımda kendini
gösterebiliyor ve takımı için bolca pozisyon yaratıyor. En iyi forvet
arkalarından biri, ilk 30’a girmek için sakatlanmamaya çalışması lazım.
İlkay Gündoğan (Borussia Dortmund/Almanya)
Dortmund’un şaşırtıcı başarısında
en çok katkıyı sağlayan oyunculardan biriydi. Herkes bu oyun kurucuyu daha
fazla izlemek istiyordu fakat sakatlıklar izin vermedi. İlkay’ın 2013’üne damga
vuran sakatlıklar, oynamasını engellemesinin yanında ilk 30’a girmesini de
engelliyor.
Toni Kroos (Bayern Münih/Almanya)
Robben ve Kroos’un hikayesinden
ileride bahsedeceğim. Şimdilik, sakatlıktan çıkan Kroos’un Guardiola’nın
sisteminde kendine yer edindiğini söylemek yeter.
Paul Pogba (Juventus/Fransa)
Fransa U-20 Dünya Kupası’nı
kazanırken en önemli ve en iyi oyuncusuydu. Şu anda Juventus’un da en önemli
oyuncularından, orta sahadaki katkısının yanına harika goller de ekliyor.
Pirlo’nun ona öğretecekleriyle daha da muhteşem bir oyuncu olacağını
söyleyebilirim.
Javi Martinez (Bayern Münih/İspanya)
Kendisine neden 40 milyon euro
harcandığını Schweinsteiger’e çabucak uyum sağlayıp, oyunun defansif yönüne
yaptığı harika katkıyla kanıtladı. Bu sezonun başında sakatlanmasaydı
kesinlikle ilk 30’daydı.
En İyi 30:
30- Manuel Neuer (Bayern Münih/Almanya)
Bayern’in gol yememesine en büyük
katkının defansta olduğunu düşünebilirsiniz ama iş Neuer’e kalırsa o topun
kaleye girmeyeceğine emin olun. Dünyanın en iyi kalecisi.
(Neuer 2012/13 Şampiyonlar Ligi Finali Kurtarışları vs. Borussia Dortmund)
29- Wayne Rooney (Manchester United/İngiltere)
Geçen sezon onun için hayal
kırıklığıydı, şu an yerinde hala Van Persie olsaydı büyük ihtimalle listede
olamayacaktı; fakat yeni sezona harika başladı, ManU’nun en önemli oyuncusu
olmayı başardı. Oyun kurma yeteğini ön plana çıkardı, gol atmaktan çok
attırmaya başladı. Yükselişinin devam etmesini diliyorum.
28- Mario Götze (Bayern Münih/Almanya)
Dortmund’un ofansif orta sahası olarak
neler yaptığını anlatmaya gerek yok. Bayern’e transferi sonrasında sakatlıklarla
ve uyum süreciyle uğraştı; fakat sonunda eski formunu yakalayacak
istatistiklere ulaşmaya başladı.
27- Dante (Bayern Münih/Brezilya)
Bayern’e transferi Dünya’nın en
iyi stoperlerinden biri olmasını sağladı. Milli takımda ilk 11’i
garantilediğini söyleyemeyeceğim; ama o görevi de başarıyla yapacağına
inanıyorum.
26- David Luiz (Chelsea/Brezilya)
Mourinho değerini pek bilemese de
Scolari bilmişti; David Luiz, milli takımda Dante’yi kulübeye yolluyordu. Ön
libero oynayabilmesiyle; duran toplardaki, uzaktan şutlardaki ve uzun
paslardakiyeteneğiyle Mourinho değil
tüm futbolseverler değerini bilmeli.
(David Luiz 2013 Konfederasyon Kupası Finali Kurtarışı vs. İspanya)
25- Marco Reus (Borussia Dortmund/Almanya)
İlkay’ı bu tartışmanın uzağında tutarsam,
Dortmund’un Lewandowski’den sonra en iyi oyuncusu. Sadece istatistiklerine
bakarak ne kadar iyi olduğunu anlayabilirsiniz.
24- Yaya Toure (Fildişi Sahili/Manchester City)
Hem defans hem hücum. İki işi de
çok iyi yapabilen nadir oyunculardan Yaya Toure. Milli takımın başarısızlığı
Afrika’nın en iyi oyuncusu ödülünü bu yıl da almasına izin verir mi bilinmez
ama dünyanın en iyi orta saha oyuncularından biri olduğu kesin.
(Toure 2013/14 Şampiyonlar Ligi Grup Aşaması Golü vs. Viktoria Plzen)
23- Sergio Busquets (Barcelona/İspanya)
Iniesta ve Xavi’siz bir Barça
veya İspanya orta sahası düşünülemez. O isimlerin yanına Sergio Busquets’i de
eklemenin zamanı geldi. An itibariyle dünyanın en iyi defansif orta sahası.
22- David Alaba (Bayern Münih/Avusturya)
21 yaşında olabilir; ama dünyanın
en iyi sol beki. Milli takımdaki orta saha performansı, en iyi orta sahalardan
biri olabilecek yeteneği olduğuna gösteriyor. Çok yetenekli; parlak bir gelecek
onu bekliyor.
(Alaba 2012/13 Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Golü vs. Juventus)
21- Arturo Vidal (Juventus/Şili)
Orta saha oyuncusu mu defans mı
hücum mu belli değil. Gol atıyor, asist yapıyor; aynı zamanda top da çalıyor.
Oyunu iki yönlü oynayan o nadir oyunculardan.
20- Radamel Falcao (Monaco/Kolombiya)
Monaco’ya gittiğinde Atletico’da
sergilediği performansı sürdürecek gibi başladı sezona; fakat sakatlıklar onu
durdurdu. Eh, 20. sırada oluşunu da bu durum etkiledi.
19- Thomas Müller (Bayern Münih/Almanya)
Pas, orta, şut, kafa vuruşu...
Her şeyi yapabiliyordu ve bu sayede hücumun bütün bölgelerinde oynayabilen bir
oyuncuya dönüştü. Müller, bir forvete dönüşürken performansını hiç düşürmedi,
Bayern’in gol ve asist yükünü çeken oyunculardan biri oldu.
18- Edinson Cavani (Paris Saint-Germain/Uruguay)
Serie A’nın gol kralı olarak
geldiği PSG’den Ibra’nın harika formuna rağmen gollerine ara vermedi. Milli
takımındaki partneri Suarez’in formu da harika; ama bu Cavani’den rol çalmasına
izin vermiyor. PSG’de de Uruguay’da sağlam rakiplerine rağmen skor tabelasını
değiştirmeyi başarıyor.
17- Arjen Robben (Bayern Münih/Hollanda)
2013’ün başlarında Toni Kroos
sakatlandı ve Arjen Robben ilk 11’deki yerini geri kazandı. Robben için yeni
bir sayfa açma zamanıydı. Hollandalı, Bayern’in en önemli oyuncularından biri
haline geldi, Şampiyonlar Ligi finaline damga vurdu ve yeni sezona
performansını hiç düşürmeden, gollere katkı yapmaya devam ederek girdi.
(Robben 2012/13 Şampiyonlar Ligi Finali Golü vs. Borussia Dortmund)
16- Xavi (Barcelona/İspanya)
Birkaç yıl önce, hatta geçen yıl
olsa rahatlıkla ilk ona ya da beşe koyabilirdim onu. Ama artık yaşlanıyor,
yaşına rağmen iyi performans gösterse de artık veteranlar arasına katılıyor.
15- Mesut Özil (Arsenal/Almanya)
Real Madrid’de kontra atakların
yöneticisi, asistlerin kralıydı. Asistlerine Arsenal’a transfer olduktan sonra
da devam etti, hatta takımın lig lideri olmasına katkısı büyük. Her ne kadar
beklendiği gibi takımı sırtlayamasa da etkisi fazlaca hissediliyor.
14- Robert Lewandowski (Borussia Dortmund/Polonya)
Bitiricilik, top kontrolü ve top
taşıma özellikleriyle birleşince harika bir santrafor meydana getiriyor:
Lewandowski. Geçen sezon adını duymayan kalmadı. Bu sezon Dortmund’un düşüşü
sırasında daha az konuşuldu; fakat bu onu 19 gol atmaktan alıkoymadı.
13- Bastian Schweinsteiger (Bayern Münih/Almanya)
Bayern Münih’in beyni,
yöneticisi. Oyunun iki yönünü de oynamayı başaran Schweinsteiger, Guardiola’nın
sisteminde hücum yönüne daha yakın görünüyor. Defansı aklından biraz
uzaklaştırdığında hücuma ne gibi katkılar sağlayacağını görmek için
sabırsızlanıyorum.
12- Sergio Agüero (Manchester City/Arjantin)
Önceki sezonda gol krallığında
gerilere düşmüş olabilir; ama bu sezon gerçek kalitesini tekrar gösterdi. 20
maçta 19 gol 10 asist. Harika.
11- Robin van Persie (Manchester United/Hollanda)
Bazı otoriteler bu sezonki
performansı nedeniyle onu daha kötü sıralara layık gördüler; ama bence
yanılıyorlar. Van Persie geçen sezon ligde gol kralı oldu, bu sene birçok maç
kaçırsa da çıktığı 11 maçta 7 gol atmayı başardı ve Hollanda’nın gelmiş geçmiş
en skorer oyuncusu unvanını aldı.
10- Thiago Silva (Paris Saint-Germain/Brezilya)
Yılın başında ve sonunda
sakatlıklarla uğraşsa da dünyanın en iyi stoperi unvanını kimseye kaptırmadı.
Ne söylenebilir ki? PSG’nin de Brezilya’nın katıldığı şampiyonalarda
birinciliğe oynamasının en büyük sebeplerinden.
9- Philipp Lahm (Bayern Münih/Almanya)
Bir sağ bekten fazlası olduğunu
zaten biliyorduk, kanıtını ise bu yıl gördük. Yılın ilk yarısında asistleriyle
bizi şaşırttı, ikinci yarısında ise aldığı defansif orta saha görevini harika
bir şekilde yaparak. Sahanın birçok bölgesinde oynayabilecek harika bir oyuncu.
8- Gareth Bale (Real Madrid/Galler)
Tottenham’da yaptıkları
harikaydı, sol bekten kanata devşirilmiş, forvet gibi oynamış, takımı ayakta
tutmuştu. Real’e transferi tarihe geçen Bale, Götze gibi uyum süreciyle ve
sakatlıklarla uğraşsa da atlattıktan sonra gerçek kalitesini göstermeye
başladı.
7- Luis Suarez (Liverpool/Uruguay)
Geçen sezonun sonlarına doğru
ceza aldı; fakat bunun onu -insanların nefretini kazanmak dışında- etkilediğini
söylemeyeceğim. Ceza almadan önce attığı goller sezonu gol krallığında ikinci
olarak bitirmesine yetti. Ceza bittikten sonra yaptıkları ise... İnanılmaz. 15
maçta 20 gol. Luis Suarez sınırlarını zorluyor, ya da sınırları olmadığını
kanıtlamak istiyor.
6- Neymar (Barcelona/Brezilya)
Benim için bu yıl Neymar-Bale
savaşını Neymar kazanıyor. Santos’ta yaptıklarını tartışmaya gerek yok zaten.
Konfederasyon Kupası’nda genç yaşına rağmen 10 numarayla ülkesini sırtladı,
turnuvanın en iyisi seçildi. La Liga’ya da kolayca uyum sağlayan Neymar,
kendisiyle çok karşılaştırılan Bale’ın iki sıra üstüne yerleşiyor.
5- Andres Iniesta (Barcelona/İspanya)
Eskiden Xavi’den sorulan Barcelona
orta sahası şimdi ondan soruluyor. Takımının pozisyona girmesini, gol atmasını
sağlayan adam. Ülkesinin en iyi oyuncusu.
(Iniesta İspanya Ligi Asist vs. Getafe)
4- Lionel Messi (Barcelona/Arjantin)
Evet, bu yıl Messi’den iyi
oynayan üç adam bulmayı başardım. Rakipleri 2013’ü sakatlıklarla geçiren
“uzaylı”nın kaçırdığı maçları iyi değerlendirdiler, önüne geçtiler. Messi, seni
pek sevmesem de dönüşünü heyecanla bekliyorum.
3- Zlatan Ibrahimovic (Paris Saint-Germain/İsveç)
1970’li yıllardan beri Ligue 1’de
30 gol atan olmamıştı. Ibra her zamanki gibi ezberleri bozdu ve geçen sezonu
-12’si 2013’te atılmak üzere- 30 golle gol kralı olarak tamamladı, geliyorum
mesajı verdi. Yılın ikinci yarısında ise mesajı aldık, gelmişti. 26 maçta 25
gol atmıştı, Ibra tarzı akıl almaz gollerini de bizlerden esirgememişti.
2- Franck Ribery (Bayern Münih/Fransa)
Şu an istatistiklerden pek
bahsetmek istemiyorum. Ribery, dünyanın en iyi takımının en iyi oyuncusu. Çoğu
golde adı var; kalitesi, tekniği tartışılamaz; alacağı ödülleri,birincilikleri
sonuna kadar hak ediyor, her ne kadar bizim birincimiz olmasa da.
1-Cristiano Ronaldo (Real
Madrid/Portekiz)
Birçok otoritenin “Ronaldo
dünyanın en iyisi” demesi için Messi’nin sakatlanması gerekti. Benim için Messi
nasıl olursa olsun Ronaldo ondan daha iyiydi. Neyse, konumuz bu değil. Konumuz,
Ronaldo’nun 2013 performansı. Ronaldo’nun hırsı, kırdığı rekorlar, gollerine
ara vermemesi, ülkesini Dünya Kupası’na taşıması. Konumuz, Ronaldo’nun 2013’te
dünyanın en iyi oyuncusu olması.